presence
"I felt calm because of her presence during our conversation."
Konuşma sırasında onun varlığı sayesinde sakin hissettim.
Bu podcast, günlük konuşmalarda özgüvenle nasıl iletişim kuracağınızı ele alıyor. Kendi kendinize olumsuz iç sesinizi nasıl susturacağınızı, beden dilinizi kullanarak kendinize güveni nasıl artıracağınızı ve gerçek bir dinleyici olarak sohbetleri nasıl daha anlamlı hale getireceğinizi öğrenin.
Topluluğun bu destedeki performansı.
| # | Kullanıcı | Çalışma | Doğru | Doğruluk | Süre |
|---|---|---|---|---|---|
| 1 | @bmkozkaya | 30 | 30 | %100 | 55:56 |
Sadece istatistik paylaşımına izin veren kullanıcılar görünür.
"I felt calm because of her presence during our conversation."
Konuşma sırasında onun varlığı sayesinde sakin hissettim.
"His story about feeling nervous in groups resonated with me because I've been there."
Gruplarda gergin hissetmekle ilgili hikayesi bende yankı buldu çünkü ben de aynısını yaşadım.
"She made light of her award with self-deprecation, saying it was just luck."
Ödülünü kendini küçümseyerek hafife aldı, sadece şans olduğunu söyledi.
"When Leo said he felt like a garden statue, that really struck a chord with me."
Leo bahçe heykeli gibi hissettiğini söylediğinde bu bana gerçekten dokundu.
"The back and forth between the two friends was fun to watch."
İki arkadaş arasındaki karşılıklı konuşmayı izlemek eğlenceliydi.
"The timid student sat in the back and never raised her hand."
Ürkek öğrenci arkada oturdu ve asla el kaldırmadı.
"That wall blocks you from connecting with people."
Bu duvar insanlarla bağ kurmanı engelliyor.
"Stand straight, shoulders back, make eye contact."
Dik dur, omuzlar geride, göz teması kur.
"Ask open-ended questions that people can't answer with just yes or no."
İnsanların sadece evet veya hayırla cevaplayamayacağı açık uçlu sorular sor.
"When they answer, you listen and then ask a follow-up question."
Cevap verdiklerinde dinlersin ve sonra bir takip sorusu sorarsın.
"Stop over-apologizing for everything."
Her şey için çok fazla özür dilemeyi bırak.
"That's a lot of self-deprecation."
Bu çok fazla kendini küçümseme.
"A smile is like a green traffic light. It tells people, 'You can come closer.'"
Gülümseme yeşil trafik ışığı gibidir. İnsanlara 'Yaklaşabilirsin' der.
"It's like sending signals to your mind. Ah, fake it till you make it."
Zihnine sinyaller göndermek gibi. Ah, olana kadar rol yap.
"You just didn't know you could rewrite it."
Sadece onu yeniden yazabileceğini bilmiyordun.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle