grammar
"English grammar is different from Italian."
İngilizce dil bilgisi İtalyancadan farklı.
Marco, İtalya'dan New York'a giderek İngilizce öğrenme hayalini gerçekleştiriyor. Zorluklara rağmen öğretmeninin tavsiyeleriyle dinleme, kelime ezberleme ve özgüvenli konuşma pratiği yaparak dil becerilerini geliştiriyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"English grammar is different from Italian."
İngilizce dil bilgisi İtalyancadan farklı.
"Learning English is a long journey."
İngilizce öğrenmek uzun bir yolculuktur.
"English is a bridge between cultures."
İngilizce kültürler arasında bir köprüdür.
"The audience clapped after my speech."
Konuşmamdan sonra seyirci alkışladı.
"I prepared a speech for my class."
Sınıfım için bir konuşma hazırladım.
"I volunteer to teach English to others."
Başkalarına İngilizce öğretmek için gönüllü oluyorum.
"Practice speaking every day."
Her gün konuşma pratiği yap.
"My goal is to speak without fear."
Hedefim korkmadan konuşmak.
"Learning a new language is a challenge."
Yeni bir dil öğrenmek bir zorluktur.
"I learned about American culture."
Amerikan kültürü hakkında bilgi edindim.
"Sometimes I feel homesick for Italy."
Bazen İtalya için memleket hasreti çekiyorum.
"My friends encourage me to speak more."
Arkadaşlarım daha çok konuşmam için beni cesaretlendiriyor.
"Don't be afraid to make mistakes."
Hata yapmaktan korkma.
"My dream is to speak English fluently."
Hayalim akıcı İngilizce konuşmak.
"I learn five new vocabulary words daily."
Her gün beş yeni kelime öğreniyorum.
"Practice your pronunciation every day."
Her gün telaffuzunu çalış.
"I carry a notebook to write new words."
Yeni kelimeleri yazmak için bir defter taşırım.
"Listen to how native speakers talk."
Anadili İngilizce olanların nasıl konuştuğunu dinle.
"My teacher gave me good advice."
Öğretmenim bana iyi bir tavsiye verdi.
"I struggled to understand fast speech."
Hızlı konuşmayı anlamakta zorlandım.
"Practice makes you more confident."
Pratik yapmak seni daha kendine güvenen yapar.
"I was nervous before my first English class."
İlk İngilizce dersimden önce gergindim.
"Moving to New York was a big adventure."
New York'a taşınmak büyük bir maceraydı.
"Learning English gives you many opportunities."
İngilizce öğrenmek sana birçok fırsat sunar.
"She speaks English fluently."
O, akıcı bir şekilde İngilizce konuşuyor.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle