dream
"She had always dreamed of studying art."
Her zaman sanat okumayı hayal etmişti.
Maya, küçük bir köyden büyük şehre taşınarak sanatçı olma hayalini takip ediyor. Zorluklarla ve özgüven eksikliğiyle mücadele ederken bir resim yarışmasına katılıyor ve staj teklifi alıyor. Hikaye, pes etmeden hayallerin peşinden gitmenin önemini vurguluyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"She had always dreamed of studying art."
Her zaman sanat okumayı hayal etmişti.
"Maya felt both excited and nervous."
Maya hem heyecanlı hem de gergindi.
"At first Maya found it hard to adjust."
İlk başta Maya uyum sağlamakta zorlandı.
"She struggled to understand everything in English."
İngilizce her şeyi anlamakta zorlanıyordu.
"She sat at the back of the classroom, too shy to ask questions."
Sınıfın arkasında oturdu, soru sormaya çok utangaçtı.
"Maya knew this was her chance, a great opportunity."
Maya bunun onun şansı olduğunu, büyük bir fırsat olduğunu biliyordu.
"Maya grew more confident in her art."
Maya sanatında daha özgüvenli hale geldi.
"Her mind was full of doubts."
Aklı şüphelerle doluydu.
"Sarah was always there to support her."
Sarah ona her zaman destek oluyordu.
"You need to believe in yourself."
Kendine inanmalısın.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle