horrible
"Last night was horrible."
Dün gece berbattı.
Bridget, Annie, Nick ve Hector, bir gün boyunca sadece doğruyu söyleme oyunu oynarlar. Bu oyun, ilişkilerinde beklenmedik itiraflara, komik yanlış anlaşılmalara ve iş görüşmesinde bir felakete yol açar. Günün sonunda herkes doğruluğun bazen iyi, bazen de zor olduğunu öğrenir.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"Last night was horrible."
Dün gece berbattı.
"He'll make a perfect weatherman."
Harika bir hava durumu sunucusu olur.
"Someone stole my phone."
Birisi telefonumu çaldı.
"You have no sense of humour."
Hiç mizah anlayışın yok.
"You have no personality."
Hiç kişiliğin yok.
"I need comfort food."
Rahatlatıcı bir yiyeceğe ihtiyacım var.
"It's disgusting."
Bu iğrenç.
"Do I get the part?"
Rolü alıyor muyum?
"Let's run away together."
Birlikte kaçalım.
"What a coincidence!"
Ne tesadüf!
"Let's play truth or dare."
Doğruluk mu cesaret mi oynayalım.
"I behave like a big child."
Büyük bir çocuk gibi davranıyorum.
"I shout too much."
Çok fazla bağırıyorum.
"Now I am very cross."
Şimdi çok kızgınım.
"Do I look fat in these trousers?"
Bu pantolonun içinde şişman görünüyor muyum?
"I'm late because I overslept."
Geç kaldım çünkü uyuyakaldım.
"Do you fancy Bridget?"
Bridget'ten hoşlanıyor musun?
"You will tell the truth, the whole truth and nothing but the truth."
Doğruyu, tüm gerçeği ve sadece gerçeği söyleyeceksin.
"You have to tell the truth for a whole day."
Bütün bir gün doğruyu söylemek zorundasın.
"I dare you to kiss Nick."
Seni Nick'i öpmeye davet ediyorum.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle