Destelere dön

🎧 Fresh Prince - Ashley'nin Sevgililer Günü

Bu sahnede geçen günlük İngilizce ifadeler ve deyimler.

B1 📺 Dizi & Film EN → TR 🃏 15 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#aile #dizi #film #film sahnesi #gençlik #konuşma dili
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 15 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

15 kart

double with someone

biriyle çifte randevuya çıkmak
+ birlikte çifte randevu ayarlamak

"Ashley is going to double with me and my girl."

Ashley ben ve kız arkadaşımla çifte randevuya çıkacak.

👍 0 👎 0

wild evening

çılgın gece
+ delidolu akşam

"I'm not going to have my daughter involved in one of your wild evenings."

Kızımın senin çılgın gecelerinden birine karışmasına izin vermeyeceğim.

👍 0 👎 0

in your hands

senin ellerinde
+ sana emanet, sorumluluğunda

"She's in your hands."

O sana emanet.

👍 0 👎 0

lose my fingers

parmaklarımı kaybetmek
+ parmaklarımdan olmak

"If anything happens to her, those hands will be without fingers."

Ona bir şey olursa, o eller parmaksız kalacak.

👍 0 👎 0

hush up

sus
+ kapa çeneni, sessiz ol

"Hey hush up, I'm trying to help you with your form."

Hey kapa çeneni, formunda sana yardım etmeye çalışıyorum.

👍 0 👎 0

switch partners

partner değiştirmek
+ eş değiştirmek

"How about we switch partners?"

Partner değiştirmeye ne dersin?

👍 0 👎 0

hole in one

bir vuruşta deliğe sokma (golf)
+ bir vuruşta sayı

"You got another hole in one, baby!"

Yine bir vuruşta deliğe soktun bebeğim!

👍 0 👎 0

risk it

riske atmak
+ göze almak, riske girmek

"Thanks, but I'll risk it."

Teşekkürler ama riske gireceğim.

👍 0 👎 0

double standard

çifte standart
+ ikiyüzlülük

"I think the problem is something called a double standard."

Bence sorun çifte standart denen bir şey.

👍 0 👎 0

innocent boy routine

masum çocuk numarası
+ masum oğlan taktiği

"Don't you give me that innocent boy routine."

Bana o masum çocuk numarasını yapma.

👍 0 👎 0

see right through someone

birinin içini görmek
+ birini anlamak, birinin ne olduğunu anlamak

"I see right through you, you little dog."

Senin içini görüyorum, seni küçük köpek.

👍 0 👎 0

make it better

düzeltmek
+ telafi etmek, iyi yapmak

"Let me make it better, I'm going to buy you some ice cream."

Düzelteyim, sana dondurma alacağım.

👍 0 👎 0

all girl school

kız okulu
+ kız lisesi

"Maybe we need to send you to an all girl school."

Belki de seni bir kız okuluna göndermeliyiz.

👍 0 👎 0

keep your head on your studies

kafanı derslerine vermek
+ derslerine odaklanmak

"Just so you can keep your head on your studies."

Sırf kafanı derslerine verebilmen için.

👍 0 👎 0

cover charge

giriş ücreti
+ kapı ücreti

"I just paid a $10 cover to spend Valentine's Day with my parents."

Ailemle Sevgililer Günü geçirmek için 10 dolar giriş ücreti ödedim.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele