Destelere dön

🎧 Fresh Prince - Para İsteme Diyalogları

The Fresh Prince of Bel-Air dizisinden bir sahnede geçen para isteme ve aile içi konuşmalardaki önemli ifadeler.

B1 📺 Dizi & Film EN → TR 🃏 15 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#aile #diyalog #dizi #film #komedi #para
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 15 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

15 kart

expand your vocabulary

kelime dağarcığını genişletmek
+ sözcük dağarcığını geliştirmek

"You should really consider expanding your vocabulary."

Kelime dağarcığını genişletmeyi gerçekten düşünmelisin.

👍 0 👎 0

catering

yemek hizmeti
+ ikram, yemek servisi

"If it's for the barbecue we're catering this afternoon, we have already paid you."

Bu öğleden sonra yemek vereceğimiz barbekü içinse, sana zaten ödeme yaptık.

👍 0 👎 0

change one's major

bölüm değiştirmek
+ ana dal değiştirmek

"I'm changing my major to Communications."

Bölümümü İletişim'e değiştiriyorum.

👍 0 👎 0

communications

iletişim
+ iletişim bilimleri

"It's like the study of communicating."

İletişim kurmanın incelenmesi gibi bir şey.

👍 0 👎 0

in good conscience

vicdanen rahat olarak
+ iyi niyetle

"For me to vote for you in good conscience, I need to know where you stand on the issues."

Size vicdanen rahat oy verebilmem için konulardaki duruşunuzu bilmem gerek.

👍 0 👎 0

plea bargaining

savunma pazarlığı
+ suçunu kabul etme karşılığında ceza indirimi

"I'm against plea bargaining."

Savunma pazarlığına karşıyım.

👍 0 👎 0

a woman's right to choose

kadının seçme hakkı
+ kürtaj hakkı

"Where do you stand on a woman's right to choose the restaurant?"

Kadının restoran seçme hakkı konusunda duruşunuz nedir?

👍 0 👎 0

leave that up to

onu ...'e bırakmak
+ kararı ...'e vermek

"I think we should leave that up to the Supreme Court."

Bence bunu Yüksek Mahkeme'ye bırakmalıyız.

👍 0 👎 0

channel someone's spirit

birinin ruhuyla iletişime geçmek
+ birinin ruhunu kanalize etmek

"There's a TV psychic who can channel Trevor's spirit."

Trevor'un ruhuyla iletişime geçebilen bir TV medyumu var.

👍 0 👎 0

seance

ruh çağırma seansı
+ medyum seansı

"I've arranged for a seance."

Bir ruh çağırma seansı ayarladım.

👍 0 👎 0

mumbo jumbo

saçmalık
+ anlamsız sözler, zırva

"You don't really believe in that seance mumbo jumbo, do you?"

O ruh çağırma saçmalığına gerçekten inanmıyorsun, değil mi?

👍 0 👎 0

profited from another's misfortune

başkasının talihsizliğinden kâr etmek
+ başkasının kötü durumundan yararlanmak

"You profited from another's misfortune."

Başkasının talihsizliğinden kâr ettin.

👍 0 👎 0

free publicity

ücretsiz reklam
+ bedava tanıtım

"You're the one who went to the shelter to get the free publicity."

Ücretsiz reklam almak için barınağa giden sensin.

👍 0 👎 0

letter of recommendation

tavsiye mektubu
+ referans mektubu

"You're the one with a letter of recommendation in his pocket."

Cebinde tavsiye mektubu olan sensin.

👍 0 👎 0

prudent

ihtiyatlı
+ tedbirli, akıllıca

"That's called prudent planning."

Buna ihtiyatlı planlama denir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.