Destelere dön

🎧 Friends 1. Sezon Klasik Sahneleri - Orta

Friends dizisinin 1. sezonundan seçilmiş diyaloglarla İngilizce kelime ve ifadeleri öğrenin. Orta seviye için uygundur.

B1 📺 Dizi & Film EN → TR 🃏 35 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dizi #friends #günlük konuşma
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 35 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 4–6 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

35 kart

bust my ass

çok çabalamak
+ kendini paralamak

"Why was I busting my ass to make this dinner?"

Neden bu akşam yemeği için kendimi paralıyordum?

👍 0 👎 0

send back

geri göndermek
+ iade etmek

"I can't even send back soup."

Çorbayı bile geri gönderemem.

👍 0 👎 0

laundry virgin

çamaşır işinde acemi

"I'm a laundry virgin."

Çamaşır işinde acemiyim.

👍 0 👎 0

judgment call

kişisel karar
+ takdir

"That would be a judgment call."

Bu bir takdir meselesi.

👍 0 👎 0

vestibule

giriş holü
+ antre

"I am trapped in an ATM vestibule."

Bir ATM giriş holünde mahsur kaldım.

👍 0 👎 0

sugarless

şekersiz

"Is it sugarless?"

Şekersiz mi?

👍 0 👎 0

mangled animal carcass

parçalanmış hayvan leşi

"If she offers you mangled animal carcass, you take it."

Sana parçalanmış hayvan leşi ikram etse bile alırsın.

👍 0 👎 0

loathe

nefret etmek
+ tiksinmek

"I loathe myself."

Kendimden nefret ediyorum.

👍 0 👎 0

impish

yaramaz
+ afacan

"It's got a boyish charm, it's impish."

Erkeksi bir çekiciliği var, yaramaz.

👍 0 👎 0

spy on

gözetlemek
+ casusluk yapmak

"Who are we spying on?"

Kimi gözetliyoruz?

👍 0 👎 0

projectile vomiting

fışkırarak kusma

"It didn't involve divorce or projectile vomiting."

Boşanma ya da fışkırarak kusma içermiyordu.

👍 0 👎 0

syphilis

frengi
+ sifiliz

"If you didn't have syphilis and stuff."

Frengi falan olmasaydın.

👍 0 👎 0

lousy

berbat
+ rezil

"Here's to a lousy Christmas."

Berbat bir Noel'e.

👍 0 👎 0

crappy

boktan
+ berbat

"And a crappy new year."

Ve boktan bir yeni yıla.

👍 0 👎 0

nipular areas

meme ucu bölgeleri

"I can still see your nipular areas."

Hala meme ucu bölgelerini görebiliyorum.

👍 0 👎 0

bluff

blöf yapmak

"I was bluffing."

Blöf yapıyordum.

👍 0 👎 0

full house

full house

"I got a full house."

Full house yaptım.

👍 0 👎 0

pay off

karşılığını vermek
+ işe yaramak

"It pays to know the man who wears my shoes."

Ayakkabılarımı giyen adamı tanımak işe yarıyor.

👍 0 👎 0

on sale

indirimde

"I found Joan and David boots on sale."

Joan and David botları indirimde buldum.

👍 0 👎 0

small intestine

ince bağırsak

"He grabbed my small intestine and pulled it out."

İnce bağırsağımı tutup dışarı çekti.

👍 0 👎 0

tie around

etrafına bağlamak
+ dolaştırmak

"She tied the rope around her neck."

İpi boynuna doladı.

👍 0 👎 0

move out

taşınmak
+ çıkmak

"Carol moved her stuff out today."

Carol bugün eşyalarını taşıdı.

👍 0 👎 0

fixate on

takılıp kalmak
+ odaklanmak

"Why does everyone keep fixating on that?"

Neden herkes buna takılıp kalıyor?

👍 0 👎 0

strip joint

striptiz kulübü

"The answer is a strip joint."

Cevap bir striptiz kulübü.

👍 0 👎 0

metaphor

mecaz
+ metafor

"It's a metaphor, Daddy."

Bu bir mecaz, babacığım.

👍 0 👎 0

trained for nothing

hiçbir işe yaramamak
+ hiçbir alanda eğitimli olmamak

"I'm trained for nothing."

Hiçbir işe yaramıyorum.

👍 0 👎 0

upbeat

neşeli
+ iyimser

"You're surprisingly upbeat."

Şaşırtıcı derecede neşelisin.

👍 0 👎 0

reach down

uzanmak
+ aşağı uzanmak

"I just feel like someone reached down my throat."

Sanki biri boğazıma uzanmış gibi hissediyorum.

👍 0 👎 0

live off

geçinmek
+ bağımlı olmak

"You can't live off your parents your whole life."

Hayatın boyunca ailenle geçinemezsin.

👍 0 👎 0

give a break

rahat bırakmak
+ fırsat vermek

"Give her a break."

Rahat bırak onu.

👍 0 👎 0

aromatherapy

aromaterapi

"Then I found aromatherapy."

Sonra aromaterapiyi keşfettim.

👍 0 👎 0

knuckle cracking

parmak çıtlatma

"Joey's constant knuckle cracking is annoying."

Joey'in sürekli parmak çıtlatması sinir bozucu.

👍 0 👎 0

over pronounce

abartılı telaffuz etmek
+ vurgulayarak söylemek

"Ross with his over pronouncing every single word."

Ross her kelimeyi abartarak söylüyor.

👍 0 👎 0

endearing

sevimli
+ şirin

"I think it's endearing."

Bence bu sevimli.

👍 0 👎 0

power tie

güç kravatı

"Was he wearing a stunning blue suit and a power tie?"

Harika mavi bir takım ve güç kravatı mı takmıştı?

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.