Destelere dön

🎧 Friends Sezon 9 Joey ile İlgili Sahneler - Orta

Friends dizisinin 9. sezonundaki Joey sahnelerinden seçilmiş İngilizce kelime ve ifadeler.

B1 📺 Dizi & Film EN → TR 🃏 25 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dizi #friends #günlük ifadeler #ingilizce anlama #konuşma dili
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 25 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

25 kart

snorkeling

şnorkelle yüzme

"As soon as it stops raining, we have got to go snorkeling."

Yağmur durur durmaz şnorkelle yüzmeye gitmeliyiz.

👍 0 👎 0

tweeze

cımbızla almak
+ cımbızlamak

"You could tweeze circles around that sadistic pitch at the salon."

Salondaki o sadist elemana taş çıkartırsın cımbız konusunda.

👍 0 👎 0

nanny

dadı
+ bakıcı, çocuk bakıcısı

"We finally found a nanny."

Sonunda bir dadı bulduk.

👍 0 👎 0

moonlight

ek iş yapmak
+ ikinci işte çalışmak

"Maybe you are a nurse but you moonlight as a waitress."

Belki de hemşiresin ama ek iş olarak garsonluk yapıyorsun.

👍 0 👎 0

family emergency

ailevi acil durum

"You weren't at the parade because you had a family emergency."

Geçit töreninde değildin çünkü ailevi bir acil durumun vardı.

👍 0 👎 0

courtside

saha kenarı

"We are going to be at the Wizards Knicks game courtside."

Wizards-Knicks maçında saha kenarında olacağız.

👍 0 👎 0

float

kortej arabası
+ geçit arabası

"Here's the float with the stars of Days of Our Lives."

İşte 'Days of Our Lives' yıldızlarının olduğu geçit arabası.

👍 0 👎 0

take the hint

imağı anlamak
+ ipucunu almak, üstü kapalı sözü anlamak

"Take the hint."

İmağı anla.

👍 0 👎 0

mattress

yatak
+ şilte

"Monica says that her mattress is the funniest guy she's ever met."

Monica, yatağının tanıdığı en komik adam olduğunu söylüyor.

👍 0 👎 0

threesome

üçlü cinsel ilişki

"She is not opposed to threesomes."

Üçlü ilişkilere karşı değil.

👍 0 👎 0

ring a bell

tanıdık gelmek
+ hatırlatmak, çağrıştırmak

"No, it's not ringing any bells."

Hayır, hiç tanıdık gelmiyor.

👍 0 👎 0

make it official

resmileştirmek
+ kesinleştirmek

"I think we need to make it official."

Sanırım bunu resmileştirmeliyiz.

👍 0 👎 0

discussion group

tartışma grubu

"I'm running a discussion group all afternoon."

Bütün öğleden sonra bir tartışma grubu yönetiyorum.

👍 0 👎 0

sting

acıtmak
+ sızlamak, batmak, can yakmak

"This may sting just a little bit."

Bu biraz acıtabilir.

👍 0 👎 0

set someone up

birini biriyle ayarlamak
+ buluşturmak

"We could set Ross and Rachel up on horrible dates."

Ross ve Rachel'ı berbat randevulara gönderebiliriz.

👍 0 👎 0

slim pickings

az seçenek
+ kıt imkan, yok denecek kadar az

"It is slim pickings out there."

Dışarıda seçenekler çok kısıtlı.

👍 0 👎 0

fix someone up

birini biriyle tanıştırmak
+ ayarlamak, buluşturmak

"Yesterday he asked me to fix him up with somebody."

Dün benden kendisini biriyle tanıştırmamı istedi.

👍 0 👎 0

strained

püre haline getirilmiş
+ süzme, ezilmiş

"We got strained peas, strained carrots."

Süzme bezelye, süzme havuç var.

👍 0 👎 0

shrew

kır faresi

"The shrew in particular was exquisite."

Özellikle kır faresi nefisti.

👍 0 👎 0

chopsticks

yemek çubukları
+ çubuk

"I can barely use chopsticks."

Yemek çubuklarını zar zor kullanabiliyorum.

👍 0 👎 0

give in

pes etmek
+ boyun eğmek, teslim olmak

"So, you gave in and decided to call someone?"

Yani pes ettin ve birini aramaya karar verdin?

👍 0 👎 0

hardware store

nalbur
+ hırdavatçı, yapı market

"The hardware store is right down the street."

Nalbur sokağın hemen aşağısında.

👍 0 👎 0

handyman

tamirci
+ usta, el işi yapan kişi

"Are you going to get a handyman to install this stuff?"

Bu malzemeleri taktırmak için bir tamirci mi çağıracaksın?

👍 0 👎 0

baby proof

bebek güvenliği önlemi almak
+ bebek için güvenli hale getirmek

"I went to the store to get stuff to baby proof the apartment."

Evi bebek için güvenli hale getirmek üzere malzemeler almak için mağazaya gittim.

👍 0 👎 0

threshold

eşik
+ sınır, dayanma noktası

"I have an extremely high threshold for pain."

Acıya karşı dayanıklılığım çok yüksektir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.