abandoned
"They were abandoned by their own tribe."
Kendi kabileleri tarafından terk edildiler.
Cengiz Han, Moğol bozkırlarında yoksul bir çocukken dünyanın en büyük imparatorluğunu kuran acımasız bir savaşçıya dönüştü. İhanet, açlık ve savaşla geçen hayatı, onu tarihin en korkulan liderlerinden biri yaptı. Bu hikaye, güç ve kaderin yanı sıra İngilizce öğrenmek için de ideal bir metin sunuyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"They were abandoned by their own tribe."
Kendi kabileleri tarafından terk edildiler.
"They stopped paying tribute."
Haraç ödemeyi bıraktılar.
"The greatest conquest in history began."
Tarihin en büyük fethi başladı.
"The Mongolian tribes respected his mercy."
Moğol kabileleri onun merhametine saygı duydu.
"They used speed and strategy."
Hız ve strateji kullandılar.
"His soldiers were loyal and disciplined."
Askerleri sadık ve disiplinliydi.
"He wanted to unite all the Mongolian tribes."
Tüm Moğol kabilelerini birleştirmek istedi.
"I will take my revenge."
İntikamımı alacağım.
"He escaped into the night."
Geceye kaçtı.
"They tied him with wooden shackles."
Onu tahta prangalarla bağladılar.
"Temujin was captured by an enemy tribe."
Temuçin düşman bir kabile tarafından esir alındı.
"At the age of 15, Temujin became a warrior."
15 yaşında Temuçin bir savaşçı oldu.
"The tribe threw them out, leaving them to starve."
Kabile onları kovdu, açlığa terk etti.
"He became the most feared warrior in history."
Tarihteki en korkulan savaşçı oldu.
"The Mongolian plains were merciless."
Moğol ovaları acımasızdı.
"He had to fight to survive."
Hayatta kalmak için savaşmak zorundaydı.
"His father was a tribal chief."
Babası bir kabile reisiydi.
"In this brutal world, a boy was born."
Bu acımasız dünyada bir çocuk doğdu.
"He lived in the cold endless grasslands of Mongolia."
Moğolistan'ın soğuk, sonsuz otlaklarında yaşadı.
"It is a story of destiny."
Bu bir kader hikayesidir.
"The story involves power, betrayal, bloodshed, and destiny."
Hikaye güç, ihanet, kan dökme ve kader içerir.
"This is a story of betrayal."
Bu bir ihanet hikayesidir.
"He was born in a harsh land."
Sert bir toprakta doğdu.
"No one was spared."
Kimse bağışlanmadı.
"He built the largest empire in the world."
Dünyanın en büyük imparatorluğunu kurdu.
"He left nothing but destruction."
Geriye yıkımdan başka bir şey bırakmadı.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle