Destelere dön

🎧 George Washington – The Leader Who Gave Up Absolute Power || English Listening Practice ✅

George Washington, Amerika'nın ilk başkanı, mutlak gücü reddederek çiftliğine döndü. Zorlu savaşlara ve yenilgilere rağmen ordusunu ayakta tutup bağımsızlığı kazandı. Onun hikayesi, fedakarlık ve alçakgönüllülüğün gerçek liderliğin temeli olduğunu gösteriyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 16 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#biyografi #ingilizce öğrenme #tarih
Son güncelleme: 2026-07-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 16 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

16 kart

colony

koloni
+ sömürge

"At that time, Virginia was not a free country. It was a colony."

O zamanlar Virginia özgür bir ülke değildi. Bir koloniydi.

👍 0 👎 0

surrender

teslim olmak
+ boyun eğmek

"George had to surrender. It was his first real defeat."

George teslim olmak zorunda kaldı. Bu onun ilk gerçek yenilgisiydi.

👍 0 👎 0

commander-in-chief

başkomutan
+ başkumandan

"George Washington became the commander-in-chief of the Continental Army."

George Washington, Kıta Ordusu'nun başkomutanı oldu.

👍 0 👎 0

retreat

geri çekilmek
+ çekilmek

"He retreated more than he attacked."

Saldırmaktan çok geri çekildi.

👍 0 👎 0

ally

müttefik
+ dost

"France became America's ally."

Fransa, Amerika'nın müttefiki oldu.

👍 0 👎 0

give up power

iktidardan vazgeçmek
+ gücü bırakmak

"George Washington gave up his power. He could have become a king."

George Washington iktidardan vazgeçti. Kral olabilirdi.

👍 0 👎 0

duty

görev
+ vazife

"For Washington, duty was always more important than personal desire."

Washington için görev her zaman kişisel arzudan daha önemliydi.

👍 0 👎 0

enslaved people

köleleştirilmiş insanlar
+ köleler

"Washington owned enslaved people. This is a historical fact and a painful one."

Washington köleleştirilmiş insanlara sahipti. Bu tarihsel bir gerçek ve acı verici bir gerçek.

👍 0 👎 0

will

vasiyet
+ vasiyetname

"In his will, he ordered that the enslaved people he personally owned should be freed."

Vasiyetinde, kişisel olarak sahip olduğu köleleştirilmiş insanların özgür bırakılmasını emretti.

👍 0 👎 0

surveying

arazi ölçümü
+ kadastro

"He learned how to measure land. This skill, called surveying, would later become very important."

Arazi ölçmeyi öğrendi. Arazi ölçümü adı verilen bu beceri daha sonra çok önemli hale geldi.

👍 0 👎 0

widow

dul kadın

"Martha was a widow, meaning her first husband had died."

Martha bir dul kadındı, yani ilk kocası ölmüştü.

👍 0 👎 0

taxes

vergiler

"The King of England was asking them to pay heavy taxes."

İngiltere Kralı onlardan ağır vergiler ödemelerini istiyordu.

👍 0 👎 0

valley

vadi

"The army was camped at a place called Valley Forge."

Ordu, Valley Forge adlı bir yerde kamp kurmuştu.

👍 0 👎 0

suffer

acı çekmek
+ ıstırap çekmek

"He chose to suffer alongside his men."

Adamlarının yanında acı çekmeyi seçti.

👍 0 👎 0

commission

görev (askeri)
+ yetki belgesi

"He returned his military commission to the Congress."

Askeri görevini Kongre'ye iade etti.

👍 0 👎 0

throat infection

boğaz enfeksiyonu

"In his final days, he was sick with a throat infection."

Son günlerinde boğaz enfeksiyonuyla hastaydı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele