Destelere dön

🎧 Gerçek Diyaloglarla İngilizce Geliştirme (B1-B2)

Bu destede, gerçek hayattan diyaloglarla İngilizce kelime ve ifadeleri öğreneceksiniz. B1-B2 seviyesine uygun, günlük konuşmalarda sık kullanılan sözcükler ve deyimler yer almaktadır.

B2 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

cut down on

azaltmak
+ kısmak

"You should cut down on buying coffee every day."

Her gün kahve almayı azaltmalısın.

👍 0 👎 0

interest rate

faiz oranı
+ faiz

"I'm paying around 22% APR interest rate."

Yaklaşık %22 yıllık faiz oranı ödüyorum.

👍 0 👎 0

extension

uzatma (süre)
+ ek süre

"Why don't you ask for an extension?"

Neden bir uzatma istemiyorsun?

👍 0 👎 0

relocate

taşınmak
+ yer değiştirmek, başka yere gitmek

"The promotion would mean relocating to another city."

Terfi, başka bir şehre taşınmak anlamına geliyor.

👍 0 👎 0

pros and cons

artılar ve eksiler
+ avantajlar ve dezavantajlar

"Make a list of pros and cons before deciding."

Karar vermeden önce artılar ve eksiler listesi yap.

👍 0 👎 0

paycheck to paycheck

maaştan maaşa yaşamak
+ el yordamıyla geçinmek

"I need to stop living paycheck to paycheck."

Maaştan maaşa yaşamayı bırakmalıyım.

👍 0 👎 0

emergency fund

acil durum fonu
+ yedek para

"I have around $12,700 in my emergency fund."

Acil durum fonumda yaklaşık 12.700 dolar var.

👍 0 👎 0

take-home pay

net maaş
+ ele geçen maaş

"My take-home pay is around $3,600 a month."

Net maaşım ayda yaklaşık 3.600 dolar.

👍 0 👎 0

pay off

ödemek (borç)
+ bitirmek, kapatmak

"I finally paid off my student loans last year."

Geçen yıl nihayet öğrenci kredimi ödedim.

👍 0 👎 0

live on

geçinmek
+ ... ile yaşamak, ... ile yetinmek

"It's hard to live on minimum wage in this city."

Bu şehirde asgari ücretle geçinmek zor.

👍 0 👎 0

deal with

başa çıkmak
+ halletmek, ilgilenmek, üstesinden gelmek

"I have to deal with a difficult customer at work today."

Bugün işte zor bir müşteriyle ilgilenmem gerekiyor.

👍 0 👎 0

add up

toplamak
+ hesap yapmak, biriktirmek, anlamlı olmak

"Let me add up all my bills to see how much I spent."

Ne kadar harcadığımı görmek için tüm faturalarımı toplayayım.

👍 0 👎 0

why don't you

neden ...? (öneri)
+ ...mısın?, ...sen?

"Why don't you ask for an extension?"

Neden bir uzatma istemiyorsun?

👍 0 👎 0

in your shoes

yerinde olmak
+ durumunda olmak

"If I were in your shoes, I would ask for more time."

Senin yerinde olsam, daha fazla zaman isterdim.

👍 0 👎 0

if I were you

yerinde olsam
+ senin yerinde olsam

"If I were you, I would take the promotion."

Yerinde olsam, terfiyi kabul ederdim.

👍 0 👎 0

make up your mind

karar vermek
+ kararını vermek

"You need to make up your mind about the job offer."

İş teklifiyle ilgili kararını vermelisin.

👍 0 👎 0

figure out

anlamak
+ çözmek, bulmak, keşfetmek

"I need time to figure this out."

Bunu çözmek için zamana ihtiyacım var.

👍 0 👎 0

sort out

çözmek
+ düzene koymak, halletmek, düzenlemek

"I need to sort out my finances before the end of the month."

Ay sonundan önce mali işlerimi halletmem gerekiyor.

👍 0 👎 0

trust your gut

içgüdülerine güvenmek
+ sezgilerine güvenmek

"I think you should trust your gut on this one."

Bence bu konuda içgüdülerine güvenmelisin.

👍 0 👎 0

regret

pişman olmak
+ pişmanlık duymak

"I regret not studying harder in university."

Üniversitede daha çok çalışmadığıma pişmanım.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.