secondhand
"But this shop doesn't sell new clothes; these clothes are secondhand."
Ama bu dükkan yeni kıyafet satmaz; bu kıyafetler ikinci eldir.
Bu ünitede renkler ve kıyafet isimleri ile birlikte, bir kişinin ne giydiğini İngilizce olarak nasıl tarif edeceğinizi öğreneceksiniz. Ayrıca Londra'da ikinci el kıyafet satan ve geliriyle insanlara yardım eden bir yardım mağazasını tanıtıyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"But this shop doesn't sell new clothes; these clothes are secondhand."
Ama bu dükkan yeni kıyafet satmaz; bu kıyafetler ikinci eldir.
"Trade is a charity: people give the charity their old clothes."
Trade bir hayır kurumudur: insanlar eski kıyafetlerini hayır kurumuna verir.
"This morning Cathy is helping customers and Magda is tidying the shop."
Bu sabah Cathy müşterilere yardım ediyor ve Magda dükkanı düzenliyor.
"Zoe is sewing very quickly; she's very good at sewing."
Zoe çok hızlı dikiyor; dikiş dikmede çok iyidir.
"These are trade remade clothes; trade make these fashionable new clothes using old clothes."
Bunlar Trade yeniden yapılmış kıyafetler; Trade eski kıyafetleri kullanarak bu modaya uygun yeni kıyafetleri yapıyor.
"Every day at 10:30 Zoe stops work for a short break."
Her gün 10:30'da Zoe kısa bir mola için işi bırakır.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle