Destelere dön

🎧 How Digital Culture Is Reshaping Our Faces and Bodies | Elise Hu | TED

Dijital kültür, yüz ve vücutlarımızı otomatik güzellik filtreleri ve yapay zeka ile yeniden şekillendiriyor. Bu teknolojik bakış, gerçek dünyadaki güzellik standartlarını daraltarak sürekli bir beden geliştirme yarışına yol açıyor. Çözüm, çeşitliliği kutlamak ve görünüşe dayalı değer sistemini sorgulamaktan geçiyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 15 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #kelime #ted #ted talks
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 15 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

15 kart

technological gaze

teknolojik bakış açısı
+ teknolojik bakış

"The technological gaze describes an algorithmically driven perspective that we learn to internalize."

Teknolojik bakış açısı, içselleştirmeyi öğrendiğimiz algoritmik bir perspektifi tanımlar.

👍 0 👎 0

beauty filter

güzellik filtresi

"A whole array of beauty filters had automatically worked me over."

Bir dizi güzellik filtresi otomatik olarak beni düzenlemişti.

👍 0 👎 0

nonconsensual

rıza dışı
+ onaysız

"This was a whole lot of nonconsensual filtering."

Bu tamamen rıza dışı bir filtrelemeydi.

👍 0 👎 0

to internalize

içselleştirmek

"We learn to internalize the technological gaze."

Teknolojik bakış açısını içselleştirmeyi öğreniyoruz.

👍 0 👎 0

feedback loop

geri bildirim döngüsü

"The machines learn to perform us, in an endless feedback loop."

Makineler bizi sonsuz bir geri bildirim döngüsü içinde taklit etmeyi öğreniyor.

👍 0 👎 0

hyperrealistic

hipergerçekçi

"These days, the filters are hyperrealistic because they tend to be AI-generated."

Bugünlerde filtreler hipergerçekçi çünkü genellikle yapay zeka tarafından üretiliyor.

👍 0 👎 0

to dictate

belirlemek
+ dikte etmek, dayatmak

"The digital world begins to dictate real-world beauty standards."

Dijital dünya gerçek dünya güzellik standartlarını belirlemeye başlıyor.

👍 0 👎 0

cosmetic surgery

estetik cerrahi
+ kozmetik cerrahi

"Seoul is the cosmetic surgery capital of the world."

Seul dünyanın estetik cerrahi başkentidir.

👍 0 👎 0

body augmentation

vücut geliştirme (estetik amaçlı)
+ vücut büyütme

"This kind of body augmentation work isn't just accepted, it is expected."

Bu tür vücut geliştirme işlemleri sadece kabul edilmiyor, bekleniyor.

👍 0 👎 0

pretty privilege

güzellik ayrıcalığı

"Korea just shows us a more concentrated example of the pretty privilege that exists everywhere."

Kore bize her yerde var olan güzellik ayrıcalığının daha yoğun bir örneğini gösteriyor.

👍 0 👎 0

fatphobia

şişman fobisi
+ obezite karşıtlığı

"Look at fatphobia in the United States, helping drive off-label use of Ozempic."

Amerika Birleşik Devletleri'ndeki şişman fobisine bakın, Ozempic'in ruhsatsız kullanımını tetikliyor.

👍 0 👎 0

to reckon with

hesaplaşmak
+ yüzleşmek, başa çıkmak

"All I'm saying is we should reckon with this."

Tek söylediğim bununla yüzleşmeliyiz.

👍 0 👎 0

arms race

silah yarışı

"If we don't slow down this body augmentation arms race..."

Bu vücut geliştirme silah yarışını yavaşlatmazsak...

👍 0 👎 0

lookism

dış görünüş ayrımcılığı

"The solution to lookism and fatphobia isn't to make everyone interchangeably skinny."

Dış görünüş ayrımcılığı ve şişman fobisinin çözümü herkesi birbirinin yerine geçebilecek şekilde sıska yapmak değil.

👍 0 👎 0

to disrupt

bozmak
+ altüst etmek, yıkmak

"We have to disrupt a system that reduces our worthiness to our looks."

Değerimizi dış görünüşümüze indirgeyen bir sistemi bozmalıyız.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.