self-assembly
"We use autonomous robotic self-assembly to grow space structures in orbit."
Yörüngede uzay yapıları büyütmek için otonom robotik kendiliğinden birleşme kullanıyoruz.
Uzay araştırmaları, Dünya'daki yaşamı iyileştiren yenilikler sunuyor. Ariel Ekblaw, uzayda kendi kendine birleşen modüler yapılarla daha büyük ve verimli uzay istasyonları inşa etmeyi hedefliyor. Bu teknoloji, ilaç üretimi ve temiz enerji gibi alanlarda Dünya'ya fayda sağlayacak.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"We use autonomous robotic self-assembly to grow space structures in orbit."
Yörüngede uzay yapıları büyütmek için otonom robotik kendiliğinden birleşme kullanıyoruz.
"The modular tiles are brought together by magnets."
Modüler karolar mıknatıslarla bir araya getiriliyor.
"In microgravity, protein crystals grow differently."
Mikro yerçekiminde protein kristalleri farklı büyür.
"The bottleneck isn't rockets anymore; it's real estate."
Darboğaz artık roketler değil; gayrimenkul.
"The magnets bring the tiles together to dock and rendezvous."
Mıknatıslar karoları birleşmek ve buluşmak için bir araya getiriyor.
"The tiles were packed flat for their ride to orbit."
Karolar yörünge yolculuğu için düz bir şekilde paketlendi.
"The International Space Station is about to be decommissioned in 2030."
Uluslararası Uzay İstasyonu 2030'da hizmet dışı bırakılacak.
"We don't require astronauts to do risky spacewalks."
Astronotların riskli uzay yürüyüşleri yapmasına gerek yok.
"We can assemble large-volume biotech factories in orbit."
Yörüngede büyük hacimli biyoteknoloji fabrikaları kurabiliriz.
"Exceptional quality organoids for testing Alzheimer's drugs can be made in space."
Alzheimer ilaçlarını test etmek için olağanüstü kalitede organoidler uzayda üretilebilir.
"We can self-assemble thousands of solar panels in orbit."
Yörüngede binlerce güneş panelini kendiliğinden birleştirebiliriz.
"We can beam energy anywhere on Earth, even at night."
Enerjiyi Dünya'nın herhangi bir yerine, hatta gece bile ışınlayabiliriz.
"Offworlding the heavy industry could let Earth recover as a garden planet."
Ağır sanayiyi dünya dışına taşımak, Dünya'nın bir bahçe gezegeni olarak toparlanmasını sağlayabilir.
"I bring dozens of people into microgravity on parabolic flights."
Düzinelerce insanı parabolik uçuşlarla mikro yerçekimine çıkarıyorum.
"Governments are investing in space-based solar power."
Hükümetler uzay tabanlı güneş enerjisine yatırım yapıyor.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle