Destelere dön

İngilizce-Türkçe Kelime Kartları (P-R) - Orta Seviye

P ve R harfleriyle başlayan İngilizce kelimelerin Türkçe karşılıklarını öğrenin. TOEFL ve YDS gibi sınavlara hazırlık için uygundur.

B2 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 50 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#akademik ingilizce #sınav #toefl #yds
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 50 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 5–9 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

50 kart

resource

kaynak

"Water is a valuable resource."

Su değerli bir kaynaktır.

👍 0 👎 0

reinforce

güçlendirmek
+ takviye etmek

"We need to reinforce the bridge."

Köprüyü güçlendirmemiz gerekiyor.

👍 0 👎 0

reject

reddetmek
+ geri çevirmek

"The committee rejected his proposal."

Komite onun teklifini reddetti.

👍 0 👎 0

relax

rahatlamak
+ gevşemek

"I like to relax by reading a book."

Kitap okuyarak rahatlamayı severim.

👍 0 👎 0

release

serbest bırakmak
+ salıvermek, piyasaya sürmek

"The company will release a new product."

Şirket yeni bir ürün piyasaya sürecek.

👍 0 👎 0

relevant

ilgili
+ ilişkili, amaca uygun

"Please provide relevant information."

Lütfen ilgili bilgileri sağlayın.

👍 0 👎 0

reluctance

gönülsüzlük
+ isteksizlik

"He showed reluctance to join the team."

Takıma katılmakta gönülsüzlük gösterdi.

👍 0 👎 0

rely

güvenmek
+ bel bağlamak

"You can rely on her for help."

Yardım için ona güvenebilirsiniz.

👍 0 👎 0

remove

kaldırmak
+ çıkarmak

"Please remove your shoes before entering."

Lütfen girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarın.

👍 0 👎 0

require

gerekmek
+ ihtiyacı olmak

"This job requires a lot of patience."

Bu iş çok sabır gerektirir.

👍 0 👎 0

research

araştırma
+ araştırmak

"She is doing research on climate change."

İklim değişikliği üzerine araştırma yapıyor.

👍 0 👎 0

reside

ikamet etmek
+ yerleşmek

"They reside in a small town."

Küçük bir kasabada ikamet ediyorlar.

👍 0 👎 0

resolve

çözmek
+ kararlaştırmak

"We must resolve this issue quickly."

Bu sorunu hızlıca çözmeliyiz.

👍 0 👎 0

regulate

düzenlemek
+ düzene sokmak

"The government regulates the banking industry."

Hükümet bankacılık sektörünü düzenler.

👍 0 👎 0

respond

cevap vermek
+ tepki göstermek

"Please respond to my email soon."

Lütfen e-postama yakında cevap verin.

👍 0 👎 0

restore

onarmak
+ eski haline getirmek

"They restored the old building."

Eski binayı onardılar.

👍 0 👎 0

restrict

kısıtlamak
+ sınırlamak

"The new law restricts smoking in public."

Yeni yasa halka açık yerlerde sigarayı kısıtlıyor.

👍 0 👎 0

retain

elde tutmak
+ korumak, unutamamak

"She retained her composure during the crisis."

Kriz sırasında soğukkanlılığını korudu.

👍 0 👎 0

reveal

açığa çıkarmak
+ gözler önüne sermek

"The investigation revealed new evidence."

Soruşturma yeni kanıtlar açığa çıkardı.

👍 0 👎 0

revenue

gelir
+ hasılat

"The company's revenue increased by 10%."

Şirketin geliri %10 arttı.

👍 0 👎 0

reverse

tersine çevirmek
+ zıt, arka

"He reversed the car into the garage."

Arabayı garaja geri geri sürdü.

👍 0 👎 0

revise

gözden geçirmek
+ düzeltmek

"You should revise your essay before submitting."

Teslim etmeden önce makalenizi gözden geçirmelisiniz.

👍 0 👎 0

revolution

devrim
+ ihtilal, dönme

"The industrial revolution changed the world."

Sanayi devrimi dünyayı değiştirdi.

👍 0 👎 0

rigid

sert
+ katı, esnemez

"The rules are rigid and cannot be changed."

Kurallar katıdır ve değiştirilemez.

👍 0 👎 0

role

rol
+ görev

"She played a key role in the project."

Projede kilit bir rol oynadı.

👍 0 👎 0

quote

alıntı yapmak
+ fiyat teklif etmek

"She quoted a famous author in her essay."

Makalesinde ünlü bir yazardan alıntı yaptı.

👍 0 👎 0

prohibit

yasaklamak
+ engellemek

"Smoking is prohibited in this building."

Bu binada sigara içmek yasaktır.

👍 0 👎 0

project

proje
+ tasarı, yansıtmak

"We are working on a new project."

Yeni bir proje üzerinde çalışıyoruz.

👍 0 👎 0

prominent

öne çıkan
+ seçkin, belirgin

"She is a prominent scientist in her field."

Alanında öne çıkan bir bilim insanıdır.

👍 0 👎 0

promote

desteklemek
+ terfi ettirmek, tanıtımını yapmak

"The company promotes healthy living."

Şirket sağlıklı yaşamı destekliyor.

👍 0 👎 0

prospect

olasılık
+ beklenti, umut

"There is little prospect of success."

Başarı olasılığı çok düşük.

👍 0 👎 0

protocol

protokol
+ kurallar dizisi

"Follow the protocol in an emergency."

Acil durumda protokolü izleyin.

👍 0 👎 0

psychology

psikoloji
+ ruh bilimi

"She studies psychology at university."

Üniversitede psikoloji okuyor.

👍 0 👎 0

publish

yayınlamak
+ basmak

"He will publish his book next month."

Kitabını gelecek ay yayınlayacak.

👍 0 👎 0

purchase

satın almak

"I need to purchase a new laptop."

Yeni bir dizüstü bilgisayar satın almam gerekiyor.

👍 0 👎 0

pursue

takip etmek
+ peşinden koşmak, sürdürmek

"She decided to pursue a career in medicine."

Tıp alanında bir kariyer sürdürmeye karar verdi.

👍 0 👎 0

qualitative

nitel
+ kaliteye dayalı

"The research used qualitative methods."

Araştırmada nitel yöntemler kullanıldı.

👍 0 👎 0

quantitative

nicel
+ sayısal

"We need quantitative data for the analysis."

Analiz için nicel verilere ihtiyacımız var.

👍 0 👎 0

profit

kar
+ fayda, kazanç sağlamak

"The company made a large profit this year."

Şirket bu yıl büyük kar elde etti.

👍 0 👎 0

radical

köklü
+ radikal, temel

"The country underwent radical changes."

Ülke köklü değişiklikler geçirdi.

👍 0 👎 0

random

rastgele
+ tesadüfi

"They selected a random sample of students."

Rastgele bir öğrenci örneği seçtiler.

👍 0 👎 0

range

menzil
+ çeşitlilik, aralık

"The store offers a wide range of products."

Mağaza geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.

👍 0 👎 0

ratio

oran
+ nispet

"The ratio of boys to girls is 2:1."

Erkeklerin kızlara oranı 2:1'dir.

👍 0 👎 0

rational

mantıklı
+ akla uygun

"We need a rational explanation."

Mantıklı bir açıklamaya ihtiyacımız var.

👍 0 👎 0

reaction

tepki
+ reaksiyon

"His reaction surprised everyone."

Tepkisi herkesi şaşırttı.

👍 0 👎 0

recover

iyileşmek
+ geri kazanmak

"She is recovering from the flu."

Gripten iyileşiyor.

👍 0 👎 0

refine

arıtmak
+ geliştirmek, inceltmek

"They refine oil to make gasoline."

Benzin yapmak için petrolü arıtırlar.

👍 0 👎 0

regime

rejim
+ yönetim şekli, düzen

"The regime was overthrown by the people."

Rejim halk tarafından devrildi.

👍 0 👎 0

region

bölge
+ yöre

"This region is known for its wine."

Bu bölge şarabıyla tanınır.

👍 0 👎 0

register

kaydolmak
+ sicil, kayıt

"You need to register for the course."

Kursa kaydolmanız gerekiyor.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.