Destelere dön

J-O Kelimeleri: Orta Seviye Akademik ve Genel İngilizce part 4

J'den O'ya kadar İngilizce kelimelerin Türkçe anlamları, örnek cümleler ve kullanımları. Orta seviye (B1-B2) düzeyinde akademik ve genel kelime hazinesi.

B2 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 50 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#akademik #genel i̇ngilizce #sınav #yds
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 50 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 5–9 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

50 kart

Negate

Geçersiz kılmak
+ reddetmek, iptal etmek, yok saymak

"This evidence negates his claim."

Bu kanıt onun iddiasını geçersiz kılıyor.

👍 0 👎 0

Migrate

Göç etmek (genelde hayvanlar
+ mevsimsel), göçmek, taşınmak

"Birds migrate south for the winter."

Kuşlar kış için güneye göç eder.

👍 0 👎 0

Military

Askeri
+ orduya ait, askeriye, ordu

"He joined the military after college."

Üniversiteden sonra askeriye katıldı.

👍 0 👎 0

Minimal

En az
+ asgari, minimum, en düşük

"The damage was minimal."

Hasar asgari düzeydeydi.

👍 0 👎 0

Minimize

Minimize etmek
+ en aza indirmek, azaltmak, en aza indirgemek

"We should minimize the risks."

Riskleri en aza indirmeliyiz.

👍 0 👎 0

Minimum

Minimum
+ en düşük miktar, asgari, en az

"You need a minimum of five years experience."

En az beş yıl deneyim gerekiyor.

👍 0 👎 0

Ministry

Bakanlık

"The Ministry of Education announced new policies."

Milli Eğitim Bakanlığı yeni politikalar duyurdu.

👍 0 👎 0

Minor

Önemsiz
+ küçük, reşit olmayan, ikincil

"It's just a minor issue."

Bu sadece küçük bir sorun.

👍 0 👎 0

Mode

Biçim
+ tarz, mod, şekil, kip

"Switch the phone to silent mode."

Telefonu sessiz moda al.

👍 0 👎 0

Modify

Değiştirmek
+ modifiye etmek, düzenlemek, uyarlamak

"We need to modify the plan."

Planı değiştirmemiz gerekiyor.

👍 0 👎 0

Monitor

İzlemek
+ gözlemlemek, gözlemek, denetlemek

"The teacher monitors the students during the exam."

Öğretmen sınav sırasında öğrencileri izler.

👍 0 👎 0

Motive

Motif
+ güdü, dürtü, amaç, neden, gerekçe

"What was his motive for the crime?"

Suçun güdüsü neydi?

👍 0 👎 0

Mutual

Karşılıklı
+ ortak, müşterek

"They have a mutual respect for each other."

Birbirlerine karşılıklı saygıları var.

👍 0 👎 0

Method

Yöntem
+ metot, usul

"This method is very effective."

Bu yöntem çok etkilidir.

👍 0 👎 0

Network

+ şebeke, bağlantı kurmak, iletişim ağı

"She has a large professional network."

Geniş bir profesyonel ağı var.

👍 0 👎 0

Neutral

Tarafsız
+ nötr, yansız

"Switzerland remained neutral during the war."

İsviçre savaş sırasında tarafsız kaldı.

👍 0 👎 0

Nevertheless

Yine de
+ buna rağmen, bununla birlikte

"It was raining; nevertheless, we went out."

Yağmur yağıyordu; yine de dışarı çıktık.

👍 0 👎 0

Norm

Norm
+ standart, kural, örnek

"Social norms vary across cultures."

Sosyal normlar kültürlere göre değişir.

👍 0 👎 0

Notion

Kavram
+ fikir, görüş, düşünce, anlayış

"He has a strange notion of justice."

Adalet konusunda tuhaf bir fikri var.

👍 0 👎 0

Notwithstanding

-e rağmen
+ yine de, rağmen, karşın

"Notwithstanding the rain, we enjoyed the trip."

Yağmura rağmen geziden keyif aldık.

👍 0 👎 0

Nuclear

Nükleer
+ çekirdek, atom

"Nuclear energy is a controversial topic."

Nükleer enerji tartışmalı bir konudur.

👍 0 👎 0

Objective

Nesnel
+ objektif, amaç, hedef

"The main objective is to increase sales."

Ana amaç satışları artırmaktır.

👍 0 👎 0

Obligate

Zorunda bırakmak
+ yükümlü kılmak, mecbur etmek, zorunlu kılmak

"The contract obligates you to pay on time."

Sözleşme sizi zamanında ödemeye mecbur kılar.

👍 0 👎 0

Obtain

Elde etmek
+ edinmek, almak, sağlamak

"You can obtain a visa at the embassy."

Vizeyi elçilikten alabilirsiniz.

👍 0 👎 0

Obvious

Apaçık
+ bariz, belli, açık, ortada

"It is obvious that he is lying."

Yalan söylediği apaçık ortada.

👍 0 👎 0

Major

Önemli
+ büyük, ana dal, başlıca

"This is a major problem for the company."

Bu şirket için önemli bir sorun.

👍 0 👎 0

Layer

Katman
+ tabaka, kat

"The cake has three layers."

Pastanın üç katmanı var.

👍 0 👎 0

Lecture

Ders
+ konferans vermek, konferans

"The professor gave a lecture on history."

Profesör tarih üzerine bir ders verdi.

👍 0 👎 0

Legal

Yasal
+ hukuki, kanuni

"You need legal advice for this contract."

Bu sözleşme için hukuki tavsiyeye ihtiyacınız var.

👍 0 👎 0

Legislate

Yasalaştırmak
+ kanun yapmak, yasama

"The government plans to legislate new reforms."

Hükümet yeni reformları yasalaştırmayı planlıyor.

👍 0 👎 0

Levy

Vergi toplamak
+ zorla toplamak, vergi koymak, toplamak

"The state may levy a tax on luxury goods."

Devlet lüks mallara vergi koyabilir.

👍 0 👎 0

Liberal

Serbest
+ hoşgörülü, liberal, özgürlükçü

"She has liberal views on education."

Eğitim konusunda liberal görüşlere sahip.

👍 0 👎 0

License

Lisans
+ izin, ruhsat vermek, ruhsat

"You need a license to drive a car."

Araba kullanmak için ehliyet gereklidir.

👍 0 👎 0

Likewise

Aynı şekilde
+ buna benzer olarak, benzer şekilde, aynen

"I enjoyed the movie; likewise, my friend did."

Filmden keyif aldım; aynı şekilde arkadaşım da.

👍 0 👎 0

Link

Bağlantı
+ bağlamak, bağ, ilişki

"There is a link between smoking and cancer."

Sigara ve kanser arasında bir bağlantı var.

👍 0 👎 0

Locate

Yerleştirmek
+ yerini tespit etmek, bulmak, konumlandırmak

"Can you locate the city on the map?"

Haritada şehri bulabilir misin?

👍 0 👎 0

Logic

Mantık
+ mantıksal

"Your argument lacks logic."

Argümanınız mantıktan yoksun.

👍 0 👎 0

Maintain

Sürdürmek
+ korumak, iddia etmek, devam ettirmek, bakım yapmak

"He maintains that he is innocent."

Masum olduğunu iddia ediyor.

👍 0 👎 0

Justify

Haklı çıkarmak
+ gerekçelendirmek, savunmak

"How can you justify such a high price?"

Böyle yüksek bir fiyatı nasıl haklı çıkarabilirsin?

👍 0 👎 0

Manipulate

Manipüle etmek
+ hileyle yönlendirmek, yönlendirmek, kullanmak

"The politician tried to manipulate the voters."

Politikacı seçmenleri manipüle etmeye çalıştı.

👍 0 👎 0

Manual

Elle yapılan
+ el kitabı, kılavuz, el ile

"Read the manual before using the device."

Cihazı kullanmadan önce kılavuzu okuyun.

👍 0 👎 0

Margin

Kenar
+ pay, sınır, marj, fark

"The company has a profit margin of 20%."

Şirketin kar marjı %20'dir.

👍 0 👎 0

Mature

Olgun
+ olgunlaşmak, gelişmiş

"She is very mature for her age."

Yaşına göre çok olgun.

👍 0 👎 0

Maximize

Maksimuma çıkarmak
+ en üst düzeye çıkarmak, azami

"We need to maximize our profits."

Kârımızı maksimize etmeliyiz.

👍 0 👎 0

Mechanism

Mekanizma
+ işleyiş, düzenek, sistem

"The mechanism of the clock is complex."

Saatın mekanizması karmaşıktır.

👍 0 👎 0

Media

Medya
+ basın yayın organları, iletişim araçları

"The media covered the event extensively."

Medya olayı geniş bir şekilde haber yaptı.

👍 0 👎 0

Mediate

Aracılık etmek
+ uzlaştırmak, arabuluculuk yapmak, ara bulmak

"A neutral party will mediate the dispute."

Tarafsız bir taraf anlaşmazlığa aracılık edecek.

👍 0 👎 0

Medical

Tıbbi
+ medikal, tıp, sağlık

"He needs medical attention immediately."

Acil tıbbi müdahaleye ihtiyacı var.

👍 0 👎 0

Medium

Araç
+ ortam, orta (boyut), orta, vasıta

"English is a medium of instruction."

İngilizce bir eğitim dilidir.

👍 0 👎 0

Mental

Zihinsel
+ akılsal, ruhsal

"Mental health is as important as physical health."

Zihinsel sağlık fiziksel sağlık kadar önemlidir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.