Destelere dön

🎧 Joey Dizisi İngilizce Kelimeleri (Orta)

Joey dizisindeki bir sahneden seçilmiş orta seviye İngilizce kelimeler ve ifadeler.

B1 📺 Dizi & Film EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dizi #durum komedisi #ingilizce #kelime
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

exhaustion

bitkinlik
+ tükenmişlik

"We'll tell everyone it was exhaustion."

Herkese bitkinlikten olduğunu söyleriz.

👍 0 👎 0

stand by

beklemede olmak
+ hazır beklemek

"Tell everybody to stand by."

Herkese beklemede olmalarını söyle.

👍 0 👎 0

hemorrhage money

para kaybetmek
+ kan kaybetmek (mecaz)

"We are now hemorrhaging money."

Şu anda para kaybediyoruz.

👍 0 👎 0

conflict of interest

çıkar çatışması
+ menfaat çatışması

"Isn't this a conflict of interest?"

Bu bir çıkar çatışması değil mi?

👍 0 👎 0

history

geçmiş
+ mazi

"Do you two have some kind of history?"

Sizin bir geçmişiniz mi var?

👍 0 👎 0

loose

serbest
+ kaçmış, başıboş

"I thought the bear had gotten loose."

Ayının kaçtığını sandım.

👍 0 👎 0

reluctant

isteksiz
+ gönülsüz

"They've been reluctant to let me on the lot."

Stüdyoya girmeme izin vermekte isteksizdiler.

👍 0 👎 0

contract

sözleşme
+ kontrat

"That's how she got me such a great contract on this show."

Bu şovda böyle harika bir sözleşme almamı sağladı.

👍 0 👎 0

negotiator

müzakereci
+ arabulucu

"She is an amazing negotiator."

O harika bir müzakereci.

👍 0 👎 0

give up on

vazgeçmek
+ pes etmek

"Every time I'm about to give up on this business."

Ne zaman bu işten vazgeçmek üzere olsam.

👍 0 👎 0

set up

hazırlık yapmak
+ kurulum yapmak, düzenlemek

"Let's set up for the scene with a bear."

Ayılı sahne için hazırlık yapalım.

👍 0 👎 0

flush

sifona çekmek
+ yıkamak

"Flush the drugs, throw the gun in the river."

Uyuşturucuyu sifona çek, silahı nehre at.

👍 0 👎 0

game plan

oyun planı
+ strateji

"Here's the game plan: flush the drugs."

İşte oyun planı: uyuşturucuyu sifona çek.

👍 0 👎 0

fire

kovmak
+ işten atmak

"I'm pretty sure you'll be fired."

Eminim kovulacaksın.

👍 0 👎 0

get someone out

birini çıkarmak
+ kurtarmak

"You have got to get her out of there."

Onu oradan çıkarmalısın.

👍 0 👎 0

prop guy

dekor görevlisi
+ aksesuar sorumlusu

"The prop guy's picking his nose."

Dekor görevlisi burnunu karıştırıyor.

👍 0 👎 0

lock oneself in

kendini kilitlemek
+ içeri kapanmak

"Katie has locked herself in her dressing room."

Katie kendini soyunma odasına kilitledi.

👍 0 👎 0

affect

etkilemek
+ tesir etmek

"As long as it doesn't affect the show."

Yeter ki şovu etkilemesin.

👍 0 👎 0

handle

başa çıkmak
+ idare etmek, halletmek

"If we think we can handle this, isn't that our decision?"

Bununla başa çıkabileceğimizi düşünüyorsak, bu bizim kararımız değil mi?

👍 0 👎 0

mess up

berbat etmek
+ mahvetmek, batırmak

"We messed up, but we're both adults."

Berbat ettik ama ikimiz de yetişkiniz.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.