Destelere dön

🎧 My Daily Life || Learning English Speaking || Level 1 || Graded Reader || Listen And Practice

Sarah, 20'li yaşlarının sonunda bir kadının günlük hayatını, iş ve özel yaşamındaki küçük maceralarını anlatıyor. Sabah rutininden iş hayatına, ilişkilerinden kişisel hedeflerine kadar dengeli bir yaşam sürme çabasını gösteriyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 35 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #hedefler #ilişkiler #iş ingilizcesi
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 35 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 4–6 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

35 kart

warmly

sıcak bir şekilde
+ içtenlikle

"Jack's parents welcomed them warmly."

Jack'in ailesi onları sıcak bir şekilde karşıladı.

👍 0 👎 0

browse

göz atmak
+ karıştırmak

"She spent time browsing through the shelves."

Raflara göz atarak vakit geçirdi.

👍 0 👎 0

escape

kaçış

"Books were her escape from the daily grind."

Kitaplar onun günlük koşuşturmadan kaçışıydı.

👍 0 👎 0

captivating

büyüleyici
+ sürükleyici

"The story was captivating and she lost track of time."

Hikaye büyüleyiciydi ve zamanın nasıl geçtiğini anlamadı.

👍 0 👎 0

supportive

destekleyici

"Jack was supportive of Sarah's dream."

Jack, Sarah'ın hayalini destekliyordu.

👍 0 👎 0

reflect

düşünmek
+ yansıtmak

"She took a moment to reflect on her day."

Günü üzerine düşünmek için bir an ayırdı.

👍 0 👎 0

grateful

minnettar
+ şükran duyan

"She was grateful for the opportunities she had."

Sahip olduğu fırsatlar için minnettardı.

👍 0 👎 0

journal

günlük

"She wrote in her journal before bed."

Yatmadan önce günlüğüne yazdı.

👍 0 👎 0

contented sigh

memnuniyet iç çekişi

"With a contented sigh, she closed her eyes."

Memnun bir iç çekişle gözlerini kapattı.

👍 0 👎 0

treat herself

kendini şımartmak
+ kendine bir iyilik yapmak

"After work, Sarah decided to treat herself."

İşten sonra Sarah kendini şımartmaya karar verdi.

👍 0 👎 0

bond over

ortak bir şey üzerinden bağ kurmak

"They bonded over cooking in the kitchen."

Mutfakta yemek yaparken bağ kurdular.

👍 0 👎 0

anecdote

anekdot
+ kısa hikaye

"Mr. Thompson shared funny anecdotes."

Bay Thompson komik anekdotlar paylaştı.

👍 0 👎 0

renewed energy

yenilenmiş enerji

"She returned to her routine with renewed energy."

Yenilenmiş bir enerjiyle rutinine döndü.

👍 0 👎 0

entrepreneurship

girişimcilik

"She began attending classes on entrepreneurship."

Girişimcilik üzerine derslere katılmaya başladı.

👍 0 👎 0

viable

uygulanabilir
+ geçerli

"He gave her tips on making the idea viable."

Fikri uygulanabilir kılmak için ona ipuçları verdi.

👍 0 👎 0

networking

ağ kurma
+ iş çevresi edinme

"She started attending networking events."

Ağ kurma etkinliklerine katılmaya başladı.

👍 0 👎 0

mentor

mentor
+ akıl hocası

"Rachel became a mentor and a friend."

Rachel bir mentor ve arkadaş oldu.

👍 0 👎 0

fulfillment

tatmin
+ doyum

"She felt a deep sense of fulfillment."

Derin bir tatmin duygusu hissetti.

👍 0 👎 0

deadline

son teslim tarihi
+ bitiş tarihi

"They had a big project deadline coming up."

Yaklaşan büyük bir proje teslim tarihleri vardı.

👍 0 👎 0

bustling

hareketli
+ canlı, kalabalık

"She lived in a bustling city."

Hareketli bir şehirde yaşıyordu.

👍 0 👎 0

alarm

alarm
+ çalar saat

"Sarah woke up to the soft sound of her alarm."

Sarah, alarmının yumuşak sesiyle uyandı.

👍 0 👎 0

stretch

esnemek
+ gerinmek

"She stretched her arms and smiled."

Kollarını esnetti ve gülümsedi.

👍 0 👎 0

curtains

perdeler

"She opened her curtains to let the sunlight in."

İçeri güneş ışığını almak için perdelerini açtı.

👍 0 👎 0

smoothie

smoothie
+ meyveli içecek

"She made a smoothie with fresh fruits and yogurt."

Taze meyveler ve yoğurtla bir smoothie yaptı.

👍 0 👎 0

calendar

takvim

"She checked her calendar for the day."

Gün için takvimini kontrol etti.

👍 0 👎 0

project manager

proje yöneticisi

"Sarah worked as a project manager at a tech company."

Sarah bir teknoloji şirketinde proje yöneticisi olarak çalışıyordu.

👍 0 👎 0

rewarding

ödüllendirici
+ tatmin edici

"Her job was demanding but rewarding."

İşi zorlu ama ödüllendiriciydi.

👍 0 👎 0

adventure

macera
+ serüven

"Every day was a new adventure for Sarah."

Sarah için her gün yeni bir maceraydı.

👍 0 👎 0

brainstorm

beyin fırtınası yapmak

"They brainstormed ideas to overcome obstacles."

Engelleri aşmak için beyin fırtınası yaptılar.

👍 0 👎 0

motivated

motive olmuş
+ güdülenmiş

"Sarah was good at keeping everyone motivated."

Sarah herkesi motive etmekte iyiydi.

👍 0 👎 0

long-term career goals

uzun vadeli kariyer hedefleri

"She thought about her long-term career goals."

Uzun vadeli kariyer hedeflerini düşündü.

👍 0 👎 0

support system

destek sistemi

"Lisa was an important part of Sarah's support system."

Lisa, Sarah'ın destek sisteminin önemli bir parçasıydı.

👍 0 👎 0

nerve-wracking

sinir bozucu
+ gerginlik yaratan

"Visiting his parents was nerve-wracking but exciting."

Ailesini ziyaret etmek sinir bozucu ama heyecan vericiydi.

👍 0 👎 0

accomplishment

başarı
+ kazanım

"She felt a sense of accomplishment."

Bir başarı hissi duydu.

👍 0 👎 0

opportunity

fırsat

"It was a significant opportunity for her."

Bu onun için önemli bir fırsattı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele