souvenir
"I bought a small souvenir from the gift shop."
Hediyelik eşya dükkanından küçük bir hatıra aldım.
Nick anlatıcı, ilk kez Paris'e yalnız uçma deneyimini paylaşıyor. Havaalanı işlemlerinden uçuşa, Paris'teki gezilerine kadar her adımı anlatarak yeni kelimeler ve seyahat ipuçları sunuyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"I bought a small souvenir from the gift shop."
Hediyelik eşya dükkanından küçük bir hatıra aldım.
"Paris was my dream destination."
Paris hayal ettiğim yerdi.
"Here is a useful travel tip: carry cash."
İşte faydalı bir seyahat ipucu: nakit taşıyın.
"I ordered an espresso at the cafe."
Kafede bir espresso sipariş ettim.
"I ate a warm croissant for breakfast."
Kahvaltıda sıcak bir kruvasan yedim.
"We sat by the fountain in the park."
Parktaki çeşmenin yanında oturduk.
"The Luxembourg Gardens are perfect for relaxing."
Lüksemburg Bahçeleri dinlenmek için mükemmeldir.
"I visited a famous bookstore called Shakespeare and Company."
Shakespeare and Company adlı ünlü bir kitapçıyı ziyaret ettim.
"Le Marais is a trendy neighborhood in Paris."
Le Marais, Paris'te trend bir mahalledir.
"We had a picnic in the park."
Parkta piknik yaptık.
"We took a river cruise on the Seine."
Sen Nehri'nde bir nehir turu yaptık.
"Disneyland Paris was like a fairy tale."
Disneyland Paris bir peri masalı gibiydi.
"I finally saw the Mona Lisa in person."
Sonunda Mona Lisa'yı canlı olarak gördüm.
"The Louvre Museum has many famous paintings."
Louvre Müzesi'nde birçok ünlü tablo var.
"The Eiffel Tower sparkled at night."
Eyfel Kulesi geceleyin parıldadı.
"My first flight to Paris was an unforgettable experience."
Paris'e ilk uçuşum unutulmaz bir deneyimdi.
"The landing in Paris was very smooth."
Paris'e iniş çok pürüzsüzdü.
"The airplane moved slowly towards the runway."
Uçak yavaşça piste doğru ilerledi.
"My boarding gate was number 12."
Biniş kapım 12 numaraydı.
"I bought perfume at the duty-free shop."
Gümrüksüz mağazadan parfüm aldım.
"I passed through immigration quickly."
Pasaport kontrolünden hızlıca geçtim.
"Please fasten your seat belt before take off."
Lütfen kalkıştan önce emniyet kemerinizi bağlayın.
"The cabin crew greeted me with a smile."
Kabin ekibi beni gülümseyerek karşıladı.
"I chose a window seat to see the clouds."
Bulutları görmek için pencere kenarı koltuğu seçtim.
"The take off was smooth and exciting."
Kalkış pürüzsüz ve heyecan vericiydi.
"The airline has a weight limit of 23 kilograms."
Havayolunun 23 kilogram ağırlık sınırı var.
"I put my clothes in the checked luggage."
Kıyafetlerimi kontrol edilen bagaja koydum.
"My hand luggage weighed only five kilograms."
El bagajım sadece beş kilogramdı.
"The security check took about ten minutes."
Güvenlik kontrolü yaklaşık on dakika sürdü.
"I showed my boarding pass at the gate."
Kapıda biniş kartımı gösterdim.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle