Destelere dön

🎧 My Struggle To Learn English || Graded Reader || Improve Your English || Learn English Speaking

Sarah, bir İngiliz edebiyatı öğrencisi olarak İngilizce öğrenme mücadelesini paylaşıyor. Dinleme, konuşma, kelime ve dil bilgisi gibi alanlarda karşılaştığı zorlukları sabır, günlük pratik ve küçük hedeflerle aştığını anlatıyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 30 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#ingilizce
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 30 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

30 kart

grammar

dil bilgisi
+ gramer

"Grammar was one of the toughest parts for me."

Dil bilgisi benim için en zor kısımlardan biriydi.

👍 0 👎 0

persistence

azim
+ sebat, kararlılık

"Persistence is key; keep practicing and you'll improve."

Azim anahtardır; pratik yapmaya devam edin ve gelişeceksiniz.

👍 0 👎 0

skimming

göz gezdirmek
+ hızlı okuma

"Skimming helps you get the main ideas quickly."

Göz gezdirmek ana fikirleri hızlıca anlamanıza yardımcı olur.

👍 0 👎 0

active listening

aktif dinleme
+ etkin dinleme

"Active listening involves taking notes and summarizing."

Aktif dinleme, not almayı ve özet çıkarmayı içerir.

👍 0 👎 0

minimal pairs

minimal çiftler
+ ses farkı olan kelimeler

"Practicing minimal pairs helped me distinguish similar sounds."

Minimal çiftler üzerinde çalışmak benzer sesleri ayırt etmeme yardımcı oldu.

👍 0 👎 0

pronunciation

telaffuz
+ söyleyiş

"Pronunciation was a major challenge for me."

Telaffuz benim için büyük bir zorluktu.

👍 0 👎 0

phrasal verb

öbek fiil
+ deyimsel fiil

"Phrasal verbs like 'give up' have special meanings."

'Give up' gibi öbek fiillerin özel anlamları vardır.

👍 0 👎 0

idiom

deyim
+ kalıp ifade

"Idioms like 'break the ice' can be confusing at first."

'Buzları kırmak' gibi deyimler ilk başta kafa karıştırıcı olabilir.

👍 0 👎 0

online community

çevrimiçi topluluk
+ internet topluluğu

"I joined an online writing community for feedback."

Geri bildirim almak için çevrimiçi bir yazma topluluğuna katıldım.

👍 0 👎 0

daily journal

günlük
+ günlük yazma

"I kept a daily journal to practice writing in English."

İngilizce yazma pratiği yapmak için günlük tuttum.

👍 0 👎 0

shadowing

gölgeleme
+ tekrar etme

"Shadowing helps improve pronunciation and rhythm."

Gölgeleme, telaffuzu ve ritmi geliştirmeye yardımcı olur.

👍 0 👎 0

setback

aksilik
+ engel, gerileme

"Don't get discouraged by setbacks; they are part of learning."

Aksiliklerden cesaretinizi kırmayın; onlar öğrenmenin bir parçası.

👍 0 👎 0

fluent

akıcı
+ akıcı bir şekilde konuşan

"It took me a couple of years to become fluent."

Akıcı olmam birkaç yılımı aldı.

👍 0 👎 0

consistent

tutarlı
+ istikrarlı

"Consistent practice is key to improving your English."

Tutarlı pratik yapmak İngilizcenizi geliştirmenin anahtarıdır.

👍 0 👎 0

set goals

hedef belirlemek
+ amaç koymak

"I set small achievable goals each week."

Her hafta küçük ve ulaşılabilir hedefler belirledim.

👍 0 👎 0

struggle

mücadele etmek
+ zorluk çekmek, uğraşmak

"I struggled a lot with learning English at first."

İlk başta İngilizce öğrenirken çok zorlandım.

👍 0 👎 0

vocabulary journal

kelime günlüğü
+ sözlük defteri

"I kept a vocabulary journal to jot down new words."

Yeni kelimeleri not etmek için bir kelime günlüğü tuttum.

👍 0 👎 0

reinforce

pekiştirmek
+ güçlendirmek

"Reviewing flashcards regularly helped reinforce my memory."

Bilgi kartlarını düzenli olarak gözden geçirmek hafızamı pekiştirmeye yardımcı oldu.

👍 0 👎 0

flashcards

bilgi kartları
+ flash kartlar

"I use flashcards to memorize new vocabulary."

Yeni kelimeleri ezberlemek için bilgi kartları kullanıyorum.

👍 0 👎 0

small talk

kısa sohbet
+ havadan sudan konuşma

"I started with small talk about the weather or hobbies."

Hava durumu veya hobiler hakkında kısa sohbetlerle başladım.

👍 0 👎 0

shy

utangaç
+ çekingen

"I was shy about speaking with native speakers at first."

İlk başta anadili İngilizce olanlarla konuşmaktan utangaçtım.

👍 0 👎 0

invaluable

paha biçilmez
+ çok değerli

"Real-time practice with natives was invaluable."

Anadili İngilizce olanlarla anlık pratik yapmak paha biçilmezdi.

👍 0 👎 0

encouraging

cesaretlendirici
+ teşvik edici

"Native speakers were very encouraging and corrected my mistakes gently."

Anadili İngilizce olanlar çok cesaretlendiriciydi ve hatalarımı nazikçe düzelttiler.

👍 0 👎 0

language exchange

dil değişimi
+ dil takası

"I joined a language exchange program to practice speaking."

Konuşma pratiği yapmak için bir dil değişimi programına katıldım.

👍 0 👎 0

intonation

tonlama
+ vurgu

"Practicing intonation helped me sound more natural."

Tonlama pratiği yapmak daha doğal konuşmama yardımcı oldu.

👍 0 👎 0

mimic

taklit etmek
+ benzemeye çalışmak

"I would mimic the speaker's pronunciation and intonation."

Konuşmacının telaffuzunu ve tonlamasını taklit ederdim.

👍 0 👎 0

achievement

başarı
+ kazanım

"Watching a movie without subtitles felt like a huge achievement."

Altyazısız film izlemek büyük bir başarı gibi hissettirdi.

👍 0 👎 0

subtitles

altyazılar
+ altyazı

"I watched movies with subtitles to improve my listening."

Dinlememi geliştirmek için filmleri altyazılı izledim.

👍 0 👎 0

immerse

dalmak
+ kendini kaptırmak, içine girmek

"I immersed myself in the language by listening to podcasts."

Podcast dinleyerek kendimi dile kaptırdım.

👍 0 👎 0

overwhelming

bunaltıcı
+ ezici, çok fazla

"The vast vocabulary was overwhelming for me."

Geniş kelime dağarcığı benim için bunaltıcıydı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.