Destelere dön

Orta — YDS Akademik İsimler: Durum Analizi ve Ölçüm

Bilimsel çalışmalarda algıları, önlemleri, direnç mekanizmalarını ve sürdürülebilirliği inceleyen isimler.

Orta 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#akademik #nouns3 #sinav #yds #yokdil
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

Resistance to

direnç
+ karşı koyma

"The management faced strong resistance to the new working hours."

Yönetim, yeni çalışma saatlerine karşı güçlü bir dirençle karşılaştı.

👍 0 👎 0

Take over

devralmak
+ yönetimi ele geçirmek

"The assistant will take over the manager's duties next week."

Asistan, önümüzdeki hafta müdürün görevlerini devralacak.

👍 0 👎 0

Stand for

temsil etmek
+ anlamına gelmek

"What do the letters on the new country flag stand for exactly?"

Yeni ülke bayrağındaki harfler tam olarak neyi temsil ediyor?

👍 0 👎 0

Viable

uygulanabilir
+ yaşayabilir, geçerli

"We need to find a viable alternative to plastic packaging materials."

Plastik ambalaj malzemelerine uygulanabilir bir alternatif bulmamız gerekiyor.

👍 0 👎 0

Validity

geçerlilik
+ doğruluk

"The defense lawyer questioned the scientific validity of the DNA data."

Savunma avukatı, DNA verilerinin bilimsel geçerliliğini sorguladı.

👍 0 👎 0

Trend in

eğilim
+ akım, trend

"There is a growing trend in remote work among modern tech firms."

Modern teknoloji firmaları arasında uzaktan çalışmaya yönelik büyüyen bir eğilim var.

👍 0 👎 0

Sustainability

sürdürülebilirlik
+ devam ettirilebilirlik

"Large companies are focusing on the sustainability of natural materials."

Büyük şirketler, doğal malzemelerin sürdürülebilirliğine odaklanıyor.

👍 0 👎 0

Stagnation

durgunluk
+ kesatlık

"The high youth unemployment rates led to social stagnation in the region."

Yüksek genç işsizlik oranları, bölgede sosyal bir durgunluğa yol açtı.

👍 0 👎 0

Significance

önem
+ anlam

"The historic discovery has great significance for global archeology."

Tarihi keşif, küresel arkeoloji için büyük bir öneme sahiptir.

👍 0 👎 0

Scenario

senaryo
+ olası durum

"In the worst-case scenario, the city could be completely flooded."

En kötü senaryoda, şehir tamamen sular altında kalabilir.

👍 0 👎 0

Outcome of

sonuç
+ netice

"The final outcome of the elections will change the country's future."

Seçimlerin nihai sonucu ülkenin geleceğini değiştirecek.

👍 0 👎 0

Resilience

dayanıklılık
+ esneklik

"The local people showed great resilience after the massive storm."

Yerel halk, büyük fırtınanın ardından büyük bir dayanıklılık gösterdi.

👍 0 👎 0

Repercussion on

sonuç
+ yankı, etki

"The bank failure will have a serious repercussion on the economy."

Banka iflasının ekonomi üzerinde ciddi bir sonucu olacaktır.

👍 0 👎 0

Ratio

oran
+ nispet

"The school has a very good teacher-to-student ratio of one to ten."

Okul, bire on gibi çok iyi bir öğretmen-öğrenci oranına sahiptir.

👍 0 👎 0

Provision

sağlama
+ temin, koşul

"The state is responsible for the provision of basic clean health services."

Devlet, temel temiz sağlık hizmetlerinin sağlanmasından sorumludur.

👍 0 👎 0

Prevalence

yaygınlık
+ geçerlilik

"Doctors are worried about the prevalence of obesity among young children."

Doktorlar, küçük çocuklar arasında obezitenin yaygınlığından endişe duyuyor.

👍 0 👎 0

Predisposition to

yatkınlık
+ meyil

"Some people have a genetic predisposition to heart illnesses."

Bazı insanların kalp hastalıklarına genetik bir yatkınlığı vardır.

👍 0 👎 0

Precedence over

öncelik
+ -den önce gelme

"Safety issues must take precedence over reducing production costs."

Güvenlik konuları, üretim maliyetlerini düşürmenin önüne geçmeli, öncelik almalıdır.

👍 0 👎 0

Precaution against

önlem
+ tedbir

"Wearing a hard hat is an essential precaution against industrial accidents."

Baret takmak, iş kazalarına karşı temel bir önlemdir.

👍 0 👎 0

Perception

algılama
+ algı, idrak

"Public perception of the new president has improved over time."

Yeni başkana yönelik halkın algılaması zamanla düzeldi.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.