Take into account
"We must take into account the economic conditions before making a investment."
Yatırım yapmadan önce ekonomik koşulları göz önüne almalıyız.
Bilimsel araştırmalarda önlem almayı, durum tespitini ve olasılık hesaplarını ifade eden kelimeler.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"We must take into account the economic conditions before making a investment."
Yatırım yapmadan önce ekonomik koşulları göz önüne almalıyız.
"Wearing safety glasses is a wise precaution in a chemical laboratory."
Kimya laboratuvarında koruyucu gözlük takmak akıllıca bir önlemdir.
"The dynamic dispute led to the sudden termination of the trade contract."
Dinamik anlaşmazlık, ticari sözleşmenin ani bir şekilde son bulmasına yol açtı.
"The statistical report shows the high prevalence of obesity in the city."
İstatistiki rapor, şehirdeki obezitenin yüksek yaygınlığını gösteriyor.
"The preliminary results of the scientific study are highly encouraging."
Bilimsel çalışmanın ön sonuçları son derece teşvik edicidir.
"The laboratory equipment measured the weight of the substance precisely."
Laboratuvar ekipmanı, maddenin ağırlığını tam olarak ölçtü.
"The survey decided to exclude data from children under ten years old."
Anket, on yaşın altındaki çocuklardan gelen verileri hariç tutmaya karar verdi.
"A lack of financial investment will seriously hinder the technical progress."
Finansal yatırım eksikliği, teknik ilerlemeyi ciddi şekilde engelleyecektir.
"There is a strong likelihood that the inflation rate will drop next year."
Gelecek yıl enflasyon oranının düşeceğine dair güçlü bir ihtimal var.
"The engineer presented a plausible solution to the structural problem."
Mühendis, yapısal soruna makul bir çözüm sundu.
"What can we infer from the sudden changes in the survey results?"
Anket sonuçlarındaki ani değişikliklerden nasıl bir sonuca ulaşabiliriz?
"The local hospital has insufficient resources to treat so many patients."
Yerel hastane, bu kadar çok hastayı tedavi etmek için yetersiz kaynaklara sahip.
"The long-term advantages of this project outweigh the initial costs."
Bu projenin uzun vadeli avantajları, başlangıç maliyetlerinden daha ağır basmaktadır.
"They are trying to find a viable alternative to petroleum products."
Petrol ürünlerine uygulanabilir bir alternatif bulmaya çalışıyorlar.
"The company has a detailed plan for any financial contingency."
Şirketin, beklenmeyen herhangi bir finansal olay için detaylı bir planı var.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle