Deterrent
"The presence of security cameras acts as a great deterrent against theft."
Güvenlik kameralarının varlığı, hırsızlığa karşı büyük bir caydırıcı faktör olarak işlev görür.
Zihinsel süreçleri, insan davranışlarını, gelişimsel döngüleri ve eylemleri betimleyen kelimeler.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"The presence of security cameras acts as a great deterrent against theft."
Güvenlik kameralarının varlığı, hırsızlığa karşı büyük bir caydırıcı faktör olarak işlev görür.
"Dark clouds usually signify that a heavy rainstorm is coming soon."
Karanlık bulutlar genellikle yakında şiddetli bir yağmur fırtınasının geleceği anlamına gelir.
"The database showed an exponentially increasing number of new active users."
Veritabanı, katlanarak artan sayıda yeni aktif kullanıcı gösterdi.
"The physical agility of the small animal helped it escape from the wolf."
Küçük hayvanın fiziksel çevikliği, kurttan kaçmasına yardımcı oldu.
"One small technical mistake could jeopardise the entire scientific project."
Küçük bir teknik hata tüm bilimsel projeyi tehlikeye atabilir.
"The traditional novel offers an enthralling look into ancient tribal life."
Geleneksel roman, antik kabile yaşamına büyüleyici bir bakış sunuyor.
"The giant dog made a menacing sound when we approached the house."
Eve yaklaştığımızda dev köpek tehditkar bir ses çıkardı.
"Despite his advanced age, the old professor lectures with great vigour."
İlerlemiş yaşına rağmen, yaşlı profesör büyük bir dinçlikle ders anlatıyor.
"The dark sky and strong winds indicated that a storm was imminent."
Karanlık gökyüzü ve güçlü rüzgarlar, bir fırtınanın eli kulağında olduğunu gösteriyordu.
"She is a well-known advocate of human education and women rights."
O, insan eğitimi ve kadın haklarının tanınmış bir savunucusudur.
"The ancient tribe used rudimentary tools made of stone and wood."
Antik kabile, taş ve odundan yapılmış iptidai aletler kullandı.
"The university courses will ground someone in the absolute basics of law."
Üniversite dersleri, birine hukukun mutlak temel ilkelerini öğretecektir.
"The nimble fingers of the pianist moved quickly across the keys."
Piyanistin çevik parmakları tuşlar üzerinde hızla hareket etti.
"Other independent researchers tried to replicate the laboratory findings."
Diğer bağımsız araştırmacılar laboratuvar bulgularının bir kopyasını yapmaya çalıştılar.
"The new software update will enhance the security of the mobile network."
Yeni yazılım güncellemesi, mobil ağın güvenliğini geliştirecektir.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle