Destelere dön

Orta — YDS Akademik Sıfatlar: İlişkiler ve Eğilimler

Nesnelerin birbiriyle uyumunu, bağımlılığını, yaygınlığını ve içsel özelliklerini belirten sıfatlar.

Orta 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#akademik #relations #sinav #yds #yokdil
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

Implicit

dolaylı
+ üstü kapalı, imalı

"There was an implicit agreement between the two commercial partners."

İki ticari ortak arasında dolaylı bir anlaşma vardı.

👍 0 👎 0

Susceptible to

yatkın
+ hassas, kolay etkilenen

"Elderly people are usually more susceptible to winter diseases."

Yaşlı insanlar genellikle kış hastalıklarına daha yatkındır.

👍 0 👎 0

Intrinsic to

içsel
+ özünde olan, asli

"A desire to learn is intrinsic to human nature from childhood."

Öğrenme arzusu, çocukluktan itibaren insan doğasının içsel bir parçasıdır.

👍 0 👎 0

Insurmountable

aşılmaz
+ başa çıkılamaz

"They faced insurmountable language barriers when they first moved to Asia."

Asya'ya ilk taşındıklarında aşılmaz dil engelleriyle karşılaştılar.

👍 0 👎 0

Impermissible

izin verilemez
+ yasak

"Cheating during the final exam is impermissible under university laws."

Final sınavı sırasında kopya çekmek, üniversite yasalarına göre izin verilemez bir durumdur.

👍 0 👎 0

Inherent in

içsel
+ doğasında olan

"There are financial risks inherent in any new business venture."

Herhangi bir yeni ticari girişimde doğasında olan finansal riskler vardır.

👍 0 👎 0

Inert

etkisiz
+ hareketsiz, ataletli

"Helium is an inert gas that does not easily react with other elements."

Helyum, diğer elementlerle kolayca reaksiyona girmeyen etkisiz bir gazdır.

👍 0 👎 0

Indifferent to

kayıtsız
+ ilgisiz, vurdumduymaz

"The young generation seems indifferent to local political issues."

Genç nesil, yerel siyasi konulara kayıtsız görünüyor.

👍 0 👎 0

Incompatible with

uyumsuz
+ bağdaşmaz

"His radical views are completely incompatible with the company rules."

Onun radikal görüşleri, şirket kurallarıyla tamamen uyumsuzdur.

👍 0 👎 0

Inclined to

eğilimli
+ meyilli

"Tired workers are more inclined to make mistakes during calculations."

Yorgun çalışanlar, hesaplamalar sırasında hata yapmaya daha eğilimlidir.

👍 0 👎 0

Aware of

farkında
+ bilincinde

"Drivers must be aware of the potential dangers on icy roads."

Sürücüler, buzlu yollardaki potansiyel tehlikelerin farkında olmalıdır.

👍 0 👎 0

Fragile

kırılgan
+ hassas, narin

"The fragile peace agreement could be destroyed by a single conflict."

Kırılgan barış anlaşması tek bir çatışmayla yok olabilir.

👍 0 👎 0

Fluctuating

dalgalı
+ değişken

"Companies struggle to make plans due to fluctuating interest rates."

Şirketler, dalgalı faiz oranları nedeniyle plan yapmakta zorlanıyor.

👍 0 👎 0

Different from

farklı
+ başka

"Life in the city is very different from life in rural villages."

Şehirdeki yaşam, kırsal köylerdeki yaşamdan çok farklıdır.

👍 0 👎 0

Detrimental to

zararlı
+ kayıp getiren

"High air pollution is extremely detrimental to human lung health."

Yüksek hava kirliliği, insan akciğer sağlığına son derece zararlıdır.

👍 0 👎 0

Dependent on

bağımlı
+ bağlı

"The local economy is heavily dependent on the tourism industry."

Yerel ekonomi, büyük ölçüde turizm endüstrisine bağımlıdır.

👍 0 👎 0

Deficient in

eksik
+ yetersiz

"The patient's blood test showed that he was deficient in vitamin D."

Hastanın kan testi, D vitamini açısından eksik olduğunu gösterdi.

👍 0 👎 0

Consistent with

uyumlu
+ tutarlı, paralellik gösteren

"The survey results are consistent with our original expectations."

Anket sonuçları, bizim özgün beklentilerimizle uyumludur.

👍 0 👎 0

Compatible with

uyumlu
+ bağdaşan

"This modern software is not compatible with older computer models."

Bu modern yazılım, eski bilgisayar modelleriyle uyumlu değil.

👍 0 👎 0

Based on

dayalı
+ göre, istinaden

"The film is based on a true story that happened in Africa."

Film, Afrika'da yaşanmış gerçek bir hikayeye dayalıdır.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.