Destelere dön

S-Z İngilizce Kelimeler (Orta Seviye)

İngilizce'de S-Z arası sık kullanılan kelimelerin Türkçe anlamları, örnek cümleler ve çevirileriyle birlikte sunulduğu bir kelime kartı destesi.

B1 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 50 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#akademik ingilizce #iş ingilizcesi #sınav #yds
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 50 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 5–9 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

50 kart

target

hedef
+ amaçlamak

"Our target is to increase sales by 20%."

Hedefimiz satışları %20 artırmak.

👍 0 👎 0

subsidy

sübvansiyon
+ devlet desteği, hibesi, hibe

"The government provides subsidies for renewable energy."

Hükümet yenilenebilir enerji için sübvansiyon sağlıyor.

👍 0 👎 0

substitute

yedek
+ vekil, yerine koymak

"You can substitute honey for sugar."

Şeker yerine bal kullanabilirsiniz.

👍 0 👎 0

successive

ardı ardına gelen
+ peş peşe

"They won three successive championships."

Üst üste üç şampiyonluk kazandılar.

👍 0 👎 0

sufficient

yeterli

"We have sufficient evidence to proceed."

Devam etmek için yeterli kanıtımız var.

👍 0 👎 0

sum

toplam
+ meblağ, özetlemek

"The sum of the numbers is 100."

Sayıların toplamı 100.

👍 0 👎 0

summary

özet

"Please write a summary of the report."

Lütfen raporun bir özetini yazın.

👍 0 👎 0

supplement

takviye
+ ek

"She takes vitamin supplements daily."

Her gün vitamin takviyesi alıyor.

👍 0 👎 0

survey

anket
+ araştırma, incelemek

"We conducted a survey on customer satisfaction."

Müşteri memnuniyeti üzerine bir anket yaptık.

👍 0 👎 0

survive

hayatta kalmak
+ sağ çıkmak

"Only a few passengers survived the crash."

Kazadan sadece birkaç yolcu sağ kurtuldu.

👍 0 👎 0

suspend

askıya almak
+ uzaklaştırmak

"The company suspended production temporarily."

Şirket üretimi geçici olarak durdurdu.

👍 0 👎 0

sustain

sürdürmek
+ devam ettirmek

"We need to sustain economic growth."

Ekonomik büyümeyi sürdürmeliyiz.

👍 0 👎 0

symbol

sembol
+ simge

"The dove is a symbol of peace."

Güvercin barışın sembolüdür.

👍 0 👎 0

subsequent

sonraki
+ ardıl

"Subsequent events proved him right."

Sonraki olaylar onu haklı çıkardı.

👍 0 👎 0

task

görev
+ iş

"Your task is to complete the report by Friday."

Göreviniz raporu Cuma gününe kadar tamamlamak.

👍 0 👎 0

team

takım
+ ekip

"Our team works well together."

Ekibimiz birlikte iyi çalışıyor.

👍 0 👎 0

technical

teknik

"He has strong technical skills."

Güçlü teknik becerilere sahip.

👍 0 👎 0

technique

teknik
+ yöntem

"This technique is used in painting."

Bu teknik resim yapımında kullanılır.

👍 0 👎 0

technology

teknoloji

"Technology is advancing rapidly."

Teknoloji hızla ilerliyor.

👍 0 👎 0

temporary

geçici

"She found a temporary job."

Geçici bir iş buldu.

👍 0 👎 0

tense

gergin
+ zaman (dilbilgisi), zaman

"The atmosphere in the room was tense."

Odadaki atmosfer gergindi.

👍 0 👎 0

terminal

terminal
+ son durak, ölümcül (hastalık), ölümcül

"The bus arrives at the terminal at 6 PM."

Otobüs terminale saat 18:00'de varıyor.

👍 0 👎 0

text

metin
+ parça

"Please read the text carefully."

Lütfen metni dikkatlice okuyun.

👍 0 👎 0

theme

tema
+ ana fikir

"The theme of the conference is innovation."

Konferansın teması inovasyon.

👍 0 👎 0

theory

teori
+ kuram

"Einstein's theory of relativity is famous."

Einstein'ın görelilik teorisi ünlüdür.

👍 0 👎 0

somewhat

biraz
+ bir dereceye kadar

"The situation is somewhat complicated."

Durum biraz karmaşık.

👍 0 👎 0

schedule

program
+ zaman çizelgesi, takvim

"The project schedule has been updated."

Proje takvimi güncellendi.

👍 0 👎 0

sector

sektör
+ kesim, bölüm

"The technology sector is growing rapidly."

Teknoloji sektörü hızla büyüyor.

👍 0 👎 0

secure

güvenceye almak
+ güvenli

"Make sure the data is secure."

Verilerin güvende olduğundan emin olun.

👍 0 👎 0

seek

aramak
+ peşinde koşmak

"They seek new opportunities abroad."

Yurt dışında yeni fırsatlar arıyorlar.

👍 0 👎 0

select

seçmek
+ seçkin

"Please select your preferred option."

Lütfen tercih ettiğiniz seçeneği seçin.

👍 0 👎 0

sequence

sıra
+ dizi, silsile

"The sequence of events was confusing."

Olayların sırası kafa karıştırıcıydı.

👍 0 👎 0

shift

değiştirmek
+ vites, vardiya

"She works the night shift at the hospital."

Hastanede gece vardiyasında çalışıyor.

👍 0 👎 0

significant

önemli
+ kayda değer

"There has been a significant increase in sales."

Satışlarda önemli bir artış oldu.

👍 0 👎 0

similar

benzer

"These two products are very similar."

Bu iki ürün birbirine çok benziyor.

👍 0 👎 0

simulate

simüle etmek
+ taklit etmek

"The software can simulate real-world conditions."

Yazılım gerçek dünya koşullarını simüle edebilir.

👍 0 👎 0

site

yer
+ mekan, site

"The construction site is closed on weekends."

İnşaat alanı hafta sonları kapalıdır.

👍 0 👎 0

sole

tek
+ yegane

"He is the sole owner of the company."

Şirketin tek sahibidir.

👍 0 👎 0

scenario

senaryo
+ olası durum

"We need to prepare for the worst-case scenario."

En kötü senaryoya hazırlanmalıyız.

👍 0 👎 0

source

kaynak

"We need to find the source of the problem."

Sorunun kaynağını bulmalıyız.

👍 0 👎 0

specific

belirli
+ özel

"Do you have any specific requirements?"

Belirli bir gereksiniminiz var mı?

👍 0 👎 0

specify

belirtmek
+ açıkça ifade etmek

"Please specify the quantity you need."

Lütfen ihtiyacınız olan miktarı belirtin.

👍 0 👎 0

sphere

küre
+ alan, saha

"He is well-known in the political sphere."

Siyasi alanda tanınan biridir.

👍 0 👎 0

stable

istikrarlı
+ sabit, dengeli

"The patient's condition is stable."

Hastanın durumu stabil.

👍 0 👎 0

statistic

istatistik

"The statistic shows a decline in unemployment."

İstatistik işsizlikte düşüş gösteriyor.

👍 0 👎 0

status

statü
+ durum

"What is the status of your application?"

Başvurunuzun durumu nedir?

👍 0 👎 0

straightforward

kolay
+ açık, anlaşılır

"The instructions are straightforward."

Talimatlar anlaşılır.

👍 0 👎 0

strategy

strateji

"We need a new strategy for marketing."

Pazarlama için yeni bir stratejiye ihtiyacımız var.

👍 0 👎 0

stress

vurgulamak
+ stres, baskı

"He stressed the importance of teamwork."

Takım çalışmasının önemini vurguladı.

👍 0 👎 0

structure

yapı
+ yapılandırmak

"The building has a modern structure."

Bina modern bir yapıya sahip.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.