Destelere dön

🎧 Should You Always Fight for Your Boundaries? | B2 English Listening Practice

Sınır koymak her zaman doğru mudur? Bu videoda, gerçek sınırlar ile korkudan kaynaklanan duvarlar arasındaki fark inceleniyor. Sağlıklı sınırlar, kendini korurken sevdiklerine açık olmayı ve ilişkilerdeki zor anlarda esneklik göstermeyi gerektirir.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 10 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #ilişkiler #kelime
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 10 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 1–3 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

10 kart

boundary

sınır
+ hudut

"Setting a boundary means telling someone what is not okay for you."

Sınır koymak, birine sizin için neyin uygun olmadığını söylemektir.

👍 0 👎 0

cross a line

çizgiyi aşmak
+ sınırı ihlal etmek

"Your partner says something that crosses a line, but it is a hard week for them."

Partneriniz çizgiyi aşan bir şey söyler, ama onlar için zor bir haftadır.

👍 0 👎 0

self-protection

kendini koruma

"The first one is self-protection. The second one is sometimes self-protection, too."

Birincisi kendini korumadır. İkincisi de bazen kendini korumadır.

👍 0 👎 0

comfort zone

konfor alanı

"A comfort zone pretending to be a limit says, 'This makes me uncomfortable. I want it to go away.'"

Sınır gibi davranan bir konfor alanı şöyle der: 'Bu beni rahatsız ediyor. Gitmesini istiyorum.'

👍 0 👎 0

fence with a gate

kapılı çit

"The second way is to build a fence with a gate that keeps out the things that would genuinely damage the garden."

İkinci yol, bahçeye gerçekten zarar verecek şeyleri dışarıda tutan kapılı bir çit inşa etmektir.

👍 0 👎 0

vulnerability

kırılganlık
+ savunmasızlık

"From the vulnerability of real closeness, from the possibility of being hurt, which is also the possibility of being loved."

Gerçek yakınlığın kırılganlığından, incinme olasılığından ki bu aynı zamanda sevilme olasılığıdır.

👍 0 👎 0

take up space

yer kaplamak
+ varlık göstermek

"The belief that they do not quite deserve to take up space."

Tam olarak yer kaplamayı hak etmedikleri inancı.

👍 0 👎 0

self-respect

öz saygı
+ kendine saygı

"And on the surface, this looks like self-respect. It looks like strength."

Ve yüzeyde bu öz saygı gibi görünür. Güç gibi görünür.

👍 0 👎 0

to be flexible

esnek olmak

"How do you look at a situation and decide, 'This is the moment to speak or this is the moment to be flexible?'"

Bir duruma nasıl bakar ve 'Bu konuşma anı mı yoksa esnek olma anı mı?' diye karar verirsiniz?

👍 0 👎 0

to hold both

ikisini birden tutmak
+ dengelemek

"The bravest people find a way to hold both."

En cesur insanlar ikisini birden tutmanın bir yolunu bulur.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele