sisterhood
"We have to combine it with a sisterhood."
Bunu bir kardeşlikle birleştirmeliyiz.
Kızların mükemmeliyetçilikle büyütülmesi, cesaret açığına yol açarak kadınların kariyerlerinde risk almaktan kaçınmasına neden oluyor. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğini aşmak için kızlara cesur olmayı öğretmek ve başarısızlığı normalleştirmek gerekiyor. Kod yazma gibi alanlarda kızları cesaretlendiren programlar, bu dönüşümün anahtarıdır.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"We have to combine it with a sisterhood."
Bunu bir kardeşlikle birleştirmeliyiz.
"I worry about our courage gap."
Cesaret açığımız hakkında endişeleniyorum.
"We're socialized to be perfect."
Mükemmel olmak üzere sosyalleştiriliyoruz.
"The app detects whether cancer is benign or malignant."
Uygulama kanserin iyi ya da kötü huylu olduğunu tespit ediyor.
"The app detects whether cancer is benign or malignant."
Uygulama kanserin iyi ya da kötü huylu olduğunu tespit ediyor.
"An app that detects whether cancer is benign or malignant."
Kanserin iyi ya da kötü huylu olduğunu tespit eden bir uygulama.
"A Syrian refugee built an app to learn about elections."
Suriyeli bir mülteci seçimleri öğrenmek için bir uygulama yaptı.
"The game fights the taboo of menstruation."
Oyun regl tabusuyla savaşıyor.
"They will build incredible things."
İnanılmaz şeyler inşa edecekler.
"I'm afraid to raise my hand."
Parmak kaldırmaktan korkuyorum.
"Teach girls bravery, not perfection."
Kızlara mükemmeliyetçiliği değil, cesareti öğretin.
"It requires perseverance."
Sebat gerektirir.
"Coding is a process of trial and error."
Kod yazmak bir deneme yanılma sürecidir.
"Women apply only if they meet 100% of the qualifications."
Kadınlar ancak niteliklerin %100'ünü karşılıyorsa başvuruyor.
"Men apply for a job when they meet only 60% of the qualifications."
Erkekler niteliklerin yalnızca %60'ını karşılıyorsa iş başvurusu yapıyor.
"The bright boys saw the hard tasks as a challenge."
Çalışkan erkekler zor görevleri bir meydan okuma olarak gördü.
"The bright girls gave up quickly."
Çalışkan kızlar çabuk pes etti.
"Women are taking fewer risks in their careers."
Kadınlar kariyerlerinde daha az risk alıyor.
"I ran for Congress."
Meclise aday oldum.
"We're raising our girls to be perfect, and we're raising our boys to be brave."
Kızlarımızı mükemmel, erkeklerimizi cesur yetiştiriyoruz.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle