brave
"This person was small but brave."
Bu kişi küçüktü ama cesurdu.
Charlie Chaplin, yoksul bir Londralı çocukken dünyanın en ünlü komedyenlerinden biri haline geldi. Zorluklarla dolu hayatı, sahnede keşfettiği yeteneği ve yarattığı unutulmaz Şarlo karakteriyle sinema tarihine geçti. Bu hikaye, onun yoksulluktan zafere uzanan ilham verici yolculuğunu anlatıyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"This person was small but brave."
Bu kişi küçüktü ama cesurdu.
"The world mourned."
Dünya yas tuttu.
"He came to receive a special award for his lifetime work in film."
Film alanındaki yaşam boyu çalışmaları için özel bir ödül almaya geldi.
"The American government cancelled his visa."
Amerikan hükümeti vizesini iptal etti.
"Some people said Charlie was a communist."
Bazı insanlar Charlie'nin komünist olduğunu söyledi.
"It was about a dictator who looked like Adolf Hitler."
Adolf Hitler'e benzeyen bir diktatör hakkındaydı.
"This was revolutionary."
Bu devrim niteliğindeydi.
"He started to direct his films too."
Filmlerini de yönetmeye başladı.
"Charlie signed the contract."
Charlie sözleşmeyi imzaladı.
"But he did not give up."
Ama pes etmedi.
"They were sent to a workhouse."
Bir düşkünler evine gönderildiler.
"This person was poor but proud."
Bu kişi fakirdi ama gururluydu.
"He put on a small mustache."
Küçük bir bıyık taktı.
"He found a cane."
Bir baston buldu.
"Go find a costume."
Git bir kostüm bul.
"This was a huge opportunity."
Bu büyük bir fırsattı.
"The audiences loved Charlie."
Seyirciler Charlie'yi çok sevdi.
"He was part of a comedy group."
Bir komedi grubunun parçasıydı.
"He pretended to fall."
Düşüyormuş gibi yaptı.
"Charlie made funny faces to cheer up the other boys."
Charlie diğer çocukları neşelendirmek için komik suratlar yaptı.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle