Destelere dön

🎧 The Benefits of Not Being a Jerk to Yourself | Dan Harris | TED

Bu konuşmada Dan Harris, başkalarına karşı daha iyi olmak için önce kendine karşı nazik olmanın gerekliliğini anlatıyor. Kendi 360 derece değerlendirme deneyiminden yola çıkarak, içsel eleştiriyi yatıştırmanın ve öz-şefkat geliştirmenin hem kişisel huzuru hem de ilişkileri nasıl iyileştirdiğini paylaşıyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#iş hayatı #kişisel gelişim #meditasyon #psikoloji #ted #ted talks
Son güncelleme: 2026-06-19
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

tripped up

takılmak
+ engellenmek, zorlanmak

"I kept getting tripped up though, because my teacher kept insisting..."

Yine de takılıp duruyordum çünkü öğretmenim ısrar ediyordu...

👍 0 👎 0

sadistic inner tyrant

sadist iç tiran
+ acımasız iç ses

"Replace your sadistic inner tyrant with a supportive inner coach."

Sadist iç tiranını destekleyici bir iç koçla değiştir.

👍 0 👎 0

counterprogramming

karşı programlama
+ alternatif düşünce geliştirme

"Start consciously counterprogramming against your inner critic."

İç eleştirmenine karşı bilinçli olarak karşı programlama yapmaya başla.

👍 0 👎 0

self-flagellation

kendini kırbaçlama
+ kendini suçlama

"It is harder to care when you're stuck in a ceaseless spiral of self-centered self-flagellation."

Kendini merkeze alan bitmeyen bir kendini kırbaçlama sarmalında sıkışıp kaldığında önemsemek daha zordur.

👍 0 👎 0

cheesy upward spiral

ucu yukarı sarmal
+ pozitif yukarı sarmal

"The vastly superior alternative is what I call the cheesy upward spiral."

Çok daha üstün alternatif, benim ucu yukarı sarmal dediğim şey.

👍 0 👎 0

toilet vortex

tuvalet girdabı
+ aşağı doğru sarmal

"The first spiral is what my friend calls the toilet vortex."

İlk sarmal, arkadaşımın tuvalet girdabı dediği şey.

👍 0 👎 0

high five

beşlik çakmak
+ takdir etmek, selamlamak

"I just had to give them a high five."

Onlara sadece beşlik çakmam gerekiyordu.

👍 0 👎 0

epiphany

aydınlanma
+ ilham, vahiy

"In this moment, I had an epiphany."

O anda bir aydınlanma yaşadım.

👍 0 👎 0

cloven hooves

çatal tırnaklar
+ şeytan tırnağı

"I told myself a whole story about how I was an incurably self-obsessed, cranky monster who had cloven hooves and a retractable jaw."

Kendime, çatal tırnaklı ve geri çekilebilir çeneli, tedavisi olmayan bencil, huysuz bir canavar olduğuma dair bir hikaye anlattım.

👍 0 👎 0

roostering

böbürlenme
+ kibir, gösteriş

"In the face of all of this roostering and rage, I layered on an avalanche of self-criticism."

Tüm bu böbürlenme ve öfke karşısında, bir çığ gibi özeleştiri ekledim.

👍 0 👎 0

360 review

360 derece değerlendirme
+ çok yönlü geri bildirim

"A few years ago, I signed up for something called a 360 review."

Birkaç yıl önce, 360 derece değerlendirme denen bir şeye kaydoldum.

👍 0 👎 0

loving-kindness

sevgi dolu şefkat
+ metta meditasyonu

"It's called 'loving-kindness,' which sounded to me like Valentine's Day with a gun to my head."

Adı 'sevgi dolu şefkat', kulağa başımda silahla Sevgililer Günü gibi geldi.

👍 0 👎 0

schmuck

salak
+ aptal, ahmak

"I clearly retained the capacity to be a schmuck."

Açıkçası salak olma kapasitemi korudum.

👍 0 👎 0

penchant

eğilim
+ düşkünlük, merak

"Some reviewers noted that I had a penchant for being rude to junior staffers."

Bazı değerlendiriciler, kıdemli olmayan çalışanlara kaba davranma eğilimim olduğunu belirtti.

👍 0 👎 0

beatdown

ezici eleştiri
+ dayak, ağır eleştiri

"But then came 26 pages of beatdown."

Ama sonra 26 sayfalık ezici eleştiri geldi.

👍 0 👎 0

ditching

bir kenara bırakmak
+ terk etmek, kurtulmak

"My goal became to make meditation attractive by ditching the New Age cliches."

Hedefim, Yeni Çağ klişelerini bir kenara bırakarak meditasyonu çekici kılmak oldu.

👍 0 👎 0

lump in with

aynı kefeye koymak
+ karıştırmak, dahil etmek

"I unfairly lumped meditation in with aura readings, vision boards and dolphin healing."

Meditasyonu haksız yere aura okumaları, vizyon panoları ve yunus şifasıyla aynı kefeye koydum.

👍 0 👎 0

freakout

panik atak
+ çılgınlık, kriz

"My nationally televised freakout ultimately led me to meditation."

Ulusal televizyonda yayınlanan panik atağım sonunda beni meditasyona yöneltti.

👍 0 👎 0

brimming with

dolu dolu
+ kaynamak, dopdolu

"I was then handed a 39-page report brimming with blind quotes."

Bana isimsiz alıntılarla dolu 39 sayfalık bir rapor verildi.

👍 0 👎 0

panoramic sense

panoramik bakış açısı
+ genel görünüm

"The idea is to get a panoramic sense of your strengths and weaknesses."

Fikir, güçlü ve zayıf yönlerinize dair panoramik bir bakış açısı elde etmek.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele