celebrate
"We celebrate Christmas every year."
Her yıl Noel'i kutlarız.
Bu hikaye, İsa’nın doğumunu ve Noel’in kökenini anlatır. Meryem ve Yusuf’un zorlu yolculuğu, çobanların ve bilge adamların ziyaretiyle mucizevi geceyi keşfedin. Ayrıca Aziz Nikolaos’tan Santa Claus’a dönüşen iyilik ve hediye geleneğini öğrenin.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"We celebrate Christmas every year."
Her yıl Noel'i kutlarız.
"The story of Christmas gives us hope."
Noel hikayesi bize umut verir.
"Christmas brings joy to people's hearts."
Noel, insanların kalplerine neşe getirir.
"The angels sang of peace on earth."
Melekler yeryüzünde barışı söylediler.
"Saint Nicholas was a generous man."
Aziz Nikolaos cömert bir adamdı.
"The Christmas feast includes turkey and pudding."
Noel ziyafetinde hindi ve puding bulunur.
"Glass ornaments hang on the tree branches."
Cam süsler ağaç dallarında asılıdır.
"We lit candles on the Christmas tree."
Noel ağacında mumlar yaktık.
"Santa comes down the chimney to deliver gifts."
Noel Baba, hediyeleri bırakmak için bacadan iner.
"Elves make toys in Santa's workshop."
Elfler, Noel Baba'nın atölyesinde oyuncak yaparlar.
"Dasher and Dancer are two of the reindeer."
Dasher ve Dancer, ren geyiklerinden ikisidir.
"Santa rides a sleigh pulled by reindeer."
Noel Baba, ren geyiklerinin çektiği bir kızağa biner.
"Children hang stockings by the fireplace."
Çocuklar çoraplarını şöminenin yanına asarlar.
"We sang carols around the fireplace."
Şöminenin etrafında ilahiler söyledik.
"Decorating a tree is a Christmas tradition."
Ağaç süslemek bir Noel geleneğidir.
"The angel appeared to Mary with a message."
Melek, Meryem'e bir mesajla göründü.
"They presented their gifts to the baby."
Hediyelerini bebeğe sundular.
"A bright star guided the wise men."
Parlak bir yıldız bilge adamlara yol gösterdi.
"Mary rode a donkey to Bethlehem."
Meryem, Beytlehem'e bir eşekle gitti.
"There was no room at the inn."
Handa yer yoktu.
"The angels announced the birth of a savior."
Melekler bir kurtarıcının doğumunu duyurdular.
"The birth of Jesus was a miracle."
İsa'nın doğumu bir mucizeydi.
"Joseph was a carpenter by trade."
Yusuf, mesleği gereği bir marangozdu.
"The emperor ordered a census of the whole empire."
İmparator, tüm imparatorlukta bir nüfus sayımı emretti.
"Myrrh was used as a perfume and oil."
Mür, parfüm ve yağ olarak kullanılırdı.
"They brought gifts of gold, frankincense, and myrrh."
Altın, günlük ve mür hediyeleri getirdiler.
"The wise men followed the star to Bethlehem."
Bilge adamlar yıldızı takip ederek Beytlehem'e gittiler.
"The shepherds watched their flocks at night."
Çobanlar gece sürülerini gözetlediler.
"The baby was laid in a manger."
Bebek bir yemliğe yatırıldı.
"Jesus was born in a stable."
İsa bir ahırda doğdu.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle