Destelere dön

🎧 The History of Coachella | Learn English Through Story Level 2 🔥 | Graded Reader ✅️ | English Story

Coachella, dünyanın en ünlü müzik festivallerinden biri, büyük başarısına küçük ve riskli bir başlangıçla ulaştı. 1999'daki ilk festival maddi olarak başarısız olsa da, organizatörler pes etmeyip hatalarından ders çıkararak festivale ikinci bir şans verdi. Yıllar süren sabırlı büyüme ve stratejik hamlelerle Coachella, bir çöl macerasından küresel bir kültür fenomenine dönüştü.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 25 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#ingilizce
Son güncelleme: 2026-07-21
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 25 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

25 kart

survival

hayatta kalma
+ varlığını sürdürme

"The festival's survival depended on smart changes."

Festivalin hayatta kalması akıllıca değişikliklere bağlıydı.

👍 0 👎 0

perseverance

azim
+ sebat

"The story of Coachella is a lesson in perseverance."

Coachella'nın hikayesi azim üzerine bir derstir.

👍 0 👎 0

ecosystem

ekosistem
+ sistem

"Coachella became a complete ecosystem of music and culture."

Coachella müzik ve kültürden oluşan tam bir ekosistem haline geldi.

👍 0 👎 0

sponsor

sponsor olmak
+ desteklemek

"Big brands started to sponsor the festival."

Büyük markalar festivale sponsor olmaya başladı.

👍 0 👎 0

viral

viral
+ yayılan

"Photos from Coachella often go viral on social media."

Coachella'dan fotoğraflar sosyal medyada sık sık viral olur.

👍 0 👎 0

festival fashion

festival modası

"Festival fashion became a huge part of Coachella."

Festival modası Coachella'nın büyük bir parçası haline geldi.

👍 0 👎 0

cultural movement

kültürel hareket

"Coachella evolved into a cultural movement."

Coachella kültürel bir harekete dönüştü.

👍 0 👎 0

iconic

ikonik
+ sembolik

"Coachella performances became iconic moments."

Coachella performansları ikonik anlara dönüştü.

👍 0 👎 0

exclusivity

ayrıcalık
+ özel olma durumu

"The limited tickets created a sense of exclusivity."

Sınırlı biletler bir ayrıcalık hissi yarattı.

👍 0 👎 0

demand

talep
+ istek

"Ticket demand was so high that they added a second weekend."

Bilet talebi o kadar yüksekti ki ikinci bir hafta sonu eklediler.

👍 0 👎 0

breakthrough

çıkış
+ atılım

"The two-weekend system was a major breakthrough."

İki hafta sonu sistemi büyük bir çıkıştı.

👍 0 👎 0

lineup

kadro
+ sanatçı listesi

"The 2007 lineup included Prince and Radiohead."

2007 kadrosunda Prince ve Radiohead vardı.

👍 0 👎 0

adapt

uyum sağlamak
+ adapte olmak

"Goldenvoice adapted their strategy after the failure."

Goldenvoice başarısızlıktan sonra stratejilerini uyarladı.

👍 0 👎 0

festival

festival
+ şenlik

"Coachella is one of the most famous music festivals in the world."

Coachella dünyanın en ünlü müzik festivallerinden biridir.

👍 0 👎 0

comeback

geri dönüş
+ dönüş

"Coachella made a comeback in 2001."

Coachella 2001'de geri dönüş yaptı.

👍 0 👎 0

loss

zarar
+ kayıp

"Goldenvoice suffered a huge financial loss in 1999."

Goldenvoice 1999'da büyük bir maddi zarara uğradı.

👍 0 👎 0

risk

risk
+ tehlike

"Organizing a festival in the desert was a big risk."

Çölde bir festival düzenlemek büyük bir riskti.

👍 0 👎 0

inspire

ilham vermek
+ esinlendirmek

"Pearl Jam's concert inspired the idea for Coachella."

Pearl Jam'in konseri Coachella fikrine ilham verdi.

👍 0 👎 0

bold

cesur
+ cüretkar

"Pearl Jam made a bold decision to perform in the desert."

Pearl Jam çölde performans sergilemek gibi cesur bir karar aldı.

👍 0 👎 0

unique

benzersiz
+ eşsiz

"The desert location made the festival unique."

Çöl konumu festivali benzersiz kıldı.

👍 0 👎 0

desert

çöl

"They chose the desert of Indio for the festival."

Festival için Indio çölünü seçtiler.

👍 0 👎 0

vision

vizyon
+ görüş, hayal

"Goldenvoice had a vision for a desert festival."

Goldenvoice'ın çölde bir festival yapma vizyonu vardı.

👍 0 👎 0

phenomenon

fenomen
+ olağanüstü olay

"Coachella became a global phenomenon."

Coachella küresel bir fenomene dönüştü.

👍 0 👎 0

failure

başarısızlık
+ yenilgi

"The first Coachella was a financial failure."

İlk Coachella maddi açıdan başarısızlıktı.

👍 0 👎 0

struggle

mücadele etmek
+ zorluk çekmek, uğraşmak

"The festival struggled in its early years."

Festival ilk yıllarında zorluk çekti.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele