Destelere dön

🎧 The Life of Robert Oppenheimer and the Atomic Bomb — English Listening Practice ✅

Robert Oppenheimer, atom bombasının geliştirilmesine öncülük eden Manhattan Projesi'nin lideriydi. Bu video, onun bilimsel dehasını, savaş sırasındaki zorlu kararlarını ve sonrasında yaşadığı derin pişmanlığı anlatıyor. İngilizce dinleme pratiği için basit bir dille hazırlanmış bu hikaye, tarihi bir dönüm noktasını insani boyutuyla ele alıyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 24 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#bilim #biyografi #tarih
Son güncelleme: 2026-08-16
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 24 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Çözen kişi
1
Toplam çalışma
48
Ortalama başarı
%98
Ort. süre
3:05
🏆 Lider tablosu (1)
# Kullanıcı Çalışma Doğru Doğruluk Süre
1 @efsanureser35 48 47 %98 3:05

Sadece istatistik paylaşımına izin veren kullanıcılar görünür.

Bu destedeki kartlar

24 kart

Manhattan Project

Manhattan Projesi

"The United States started a secret project called the Manhattan Project."

Amerika Birleşik Devletleri Manhattan Projesi adında gizli bir proje başlattı.

👍 0 👎 0

responsibility

sorumluluk
+ mesuliyet

"He said that knowledge brings responsibility."

Bilginin sorumluluk getirdiğini söyledi.

👍 0 👎 0

consequences

sonuçlar
+ neticeler

"He lived with the consequences of those decisions."

Bu kararların sonuçlarıyla yaşadı.

👍 0 👎 0

betrayed

ihanete uğramış
+ aldatılmış

"He felt betrayed."

İhanete uğradığını hissetti.

👍 0 👎 0

arms race

silah yarışı
+ silahlanma yarışı

"It would start an endless arms race."

Bu, sonsuz bir silah yarışı başlatırdı.

👍 0 👎 0

hydrogen bomb

hidrojen bombası
+ füzyon bombası

"They wanted to build a hydrogen bomb."

Hidrojen bombası yapmak istediler.

👍 0 👎 0

security clearance

güvenlik izni
+ güvenlik onayı

"They took away his security clearance."

Güvenlik iznini elinden aldılar.

👍 0 👎 0

guilt

suçluluk
+ suçluluk duygusu

"He felt deep guilt."

Derin bir suçluluk hissetti.

👍 0 👎 0

vaporized

buharlaştırılmış
+ buharlaşmış

"The tower was completely vaporized."

Kule tamamen buharlaştı.

👍 0 👎 0

mushroom cloud

mantar bulutu
+ atom bulutu

"A huge mushroom cloud rose into the sky."

Gökyüzüne devasa bir mantar bulutu yükseldi.

👍 0 👎 0

detonate

patlatmak
+ infilak ettirmek, patlamak

"They detonated the bomb."

Bombayı patlattılar.

👍 0 👎 0

remote

uzak
+ ıssız, ücra, izole

"It was a remote place in the desert."

Çölde uzak bir yerdi.

👍 0 👎 0

secret project

gizli proje

"Can you imagine working on a secret project?"

Gizli bir proje üzerinde çalıştığınızı hayal edebiliyor musunuz?

👍 0 👎 0

enormous energy

muazzam enerji
+ devasa enerji

"When an atom splits, it releases enormous energy."

Bir atom parçalandığında muazzam enerji açığa çıkar.

👍 0 👎 0

split the atom

atomu parçalamak
+ atomu bölmek

"They learned that it was possible to split the atom."

Atomu parçalamanın mümkün olduğunu öğrendiler.

👍 0 👎 0

theoretical physicist

teorik fizikçi
+ kuramsal fizikçi

"He was a theoretical physicist."

O bir teorik fizikçiydi.

👍 0 👎 0

quantum mechanics

kuantum mekaniği
+ kuantum fiziği

"He studied quantum mechanics."

Kuantum mekaniği okudu.

👍 0 👎 0

depressed

depresif
+ bunalımda, mutsuz, çökkün

"During this time, Robert became depressed."

Bu süre zarfında Robert depresyona girdi.

👍 0 👎 0

laboratory

laboratuvar
+ laboratuar

"He worked in a famous laboratory."

Ünlü bir laboratuvarda çalıştı.

👍 0 👎 0

physics

fizik
+ fizik bilimi

"He discovered physics and fell in love with it."

Fiziği keşfetti ve ona aşık oldu.

👍 0 👎 0

chemistry

kimya
+ kimya bilimi

"By the age of 10, he was already studying chemistry."

10 yaşına geldiğinde zaten kimya okuyordu.

👍 0 👎 0

minerals

mineraller
+ madenler

"His grandfather gave him a collection of rocks and minerals."

Büyükbabası ona bir kaya ve mineral koleksiyonu verdi.

👍 0 👎 0

curious

meraklı

"Young Robert was a very curious child."

Genç Robert çok meraklı bir çocuktu.

👍 0 👎 0

wealthy

zengin
+ varlıklı

"His family was wealthy."

Ailesi zengindi.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele