Destelere dön

🎧 The Man Who Questioned Everything: The True Story of Plato || English Listening Practice ✅

Platon'un hayatını ve felsefesini anlatan bu videoda, Sokrates'le tanışması, onun ölümünden sonra Akademi'yi kurması ve mağara alegorisi gibi ünlü fikirleri ele alınıyor. Platon'un gerçeği arayış yolculuğu, İngilizce dinleme pratiği için sade bir dille aktarılıyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 17 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#eğitim #felsefe #hikaye #kelime
Son güncelleme: 2026-10-20
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 17 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

✨

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

17 kart

shadow

gölge
+ gölge görüntü

"The prisoners saw only the shadows. They believed those shadows were real."

Mahkumlar yalnızca gölgeleri görüyordu. O gölgelerin gerçek olduğuna inanıyorlardı.

👍 0 👎 0

corrupted

yozlaştırılmış
+ bozulmuş, ahlakı bozulmuş

"The leaders said Socrates had corrupted the minds of young people."

Liderler Sokrates'in gençlerin zihnini yozlaştırdığını söylediler.

👍 0 👎 0

Academy

Akademi (Platon'un kurduğu okul)
+ Platon'un okulu

"In the year 387 before Christ, he did something remarkable. He founded a school. He called it the Academy."

MÖ 387 yılında dikkat çekici bir şey yaptı. Bir okul kurdu. Adını Akademi koydu.

👍 0 👎 0

mature

olgun
+ olgunlaşmış, ergin

"After many years of travel and learning, Plato returned to Athens. He was now a mature man."

Yıllarca seyahat ve öğrenimden sonra Platon Atina'ya döndü. Artık olgun bir adamdı.

👍 0 👎 0

injustice

adaletsizlik
+ haksızlık, haksız muamele

"He had seen injustice win."

Adaletsizliğin kazandığını görmüştü.

👍 0 👎 0

dignity

onur
+ itibar, saygınlık, vakar

"His teacher stood before the judges with great calm and dignity."

Öğretmeni hakimlerin önünde büyük bir sükûnet ve onurla durdu.

👍 0 👎 0

persistent

ısrarcı
+ azimli, kararlı, sebatkâr

"A story of loss, discovery, and the extraordinary power of one quiet, persistent mind."

Kayıp, keşif ve sessiz ama ısrarcı bir zihnin olağanüstü gücünün hikâyesi.

👍 0 👎 0

foundation

temel
+ esas, dayanak

"This idea became the foundation of Plato's thinking for the rest of his life."

Bu fikir, Platon'un hayatının geri kalanındaki düşüncesinin temeli oldu.

👍 0 👎 0

chained

zincirlenmiş
+ zincire vurulmuş

"Imagine people sitting deep inside a dark cave, chained so they could only look at one wall."

Karanlık bir mağaranın derinliklerinde oturan, yalnızca tek bir duvara bakabilecek şekilde zincirlenmiş insanları hayal edin.

👍 0 👎 0

privilege

ayrıcalık
+ imtiyaz, üstünlük

"From the very beginning, Plato's life was full of privilege and possibility."

En başından itibaren Platon'un hayatı ayrıcalık ve olanaklarla doluydu.

👍 0 👎 0

allegory

alegori
+ mecazi anlatım, sembolik hikâye

"Plato described this idea in a famous story that we still talk about today, the allegory of the cave."

Platon bu fikri bugün hâlâ konuştuğumuz ünlü bir hikâyeyle, mağara alegorisiyle anlattı.

👍 0 👎 0

dialogue

diyalog
+ karşılıklı konuşma, söyleşi

"He wrote long, beautiful texts that we now call dialogues."

Şimdi diyalog dediğimiz uzun, güzel metinler yazdı.

👍 0 👎 0

grief

keder
+ acı, üzüntü, yas

"The grief he felt that day was enormous."

O gün hissettiği keder çok büyüktü.

👍 0 👎 0

hemlock

baldıran (zehirli bitki)
+ baldıran zehri

"Socrates drank a cup of poison. It was called hemlock, and he died peacefully."

Sokrates bir kadeh zehir içti. Buna baldıran denirdi ve huzur içinde öldü.

👍 0 👎 0

trial

yargılama
+ dava, mahkeme, duruşma

"In the year 399 before Christ, the people of Athens made a terrible decision. They put Socrates on trial."

MÖ 399 yılında Atina halkı korkunç bir karar verdi. Sokrates'i yargıladılar.

👍 0 👎 0

corrupt

yozlaştırmak
+ bozmak, ahlakını bozmak, kötü yola sevk etmek

"The leaders of the city said that Socrates had corrupted the minds of young people."

Şehrin liderleri Sokrates'in gençlerin zihnini yozlaştırdığını söylediler.

👍 0 👎 0

Agora

Agora (antik Yunan pazar yeri ve toplanma alanı)
+ antik Yunan çarşı meydanı

"People gathered in the open squares, places called the Agora, and they talked."

İnsanlar Agora denilen açık meydanlarda toplanır ve konuşurlardı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele