Destelere dön

🎧 The Pitt Dizisi ve Sağlık Çalışanları

Dizinin yapımı ve sağlık çalışanlarının deneyimleriyle ilgili kelimeler ve ifadeler.

B2 📺 Dizi & Film EN → TR 🃏 16 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dizi #film #perde arkası #röportaj #sağlık çalışanları #warner bros
Son güncelleme: 2026-06-12
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 16 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

16 kart

frontline workers

ön saflarda çalışanlar
+ sahadaki çalışanlar

"What do you know now about frontline workers that you didn't know before?"

Ön saflarda çalışanlar hakkında daha önce bilmediğin ne biliyorsun?

👍 0 👎 0

compartmentalization

bölümlere ayırma
+ duygusal ayırma

"Learning about that process of compartmentalization has been a revelation."

Bu bölümlere ayırma sürecini öğrenmek bir vahiy oldu.

👍 0 👎 0

boot camp

temel eğitim kampı
+ yoğun eğitim

"It was evident in the first two weeks of medical boot camp."

Tıp temel eğitim kampının ilk iki haftasında belliydi.

👍 0 👎 0

real time

gerçek zamanlı

"I remember realizing it's set in real time."

Gerçek zamanlı geçtiğini fark ettiğimi hatırlıyorum.

👍 0 👎 0

continuity

süreklilik
+ devamlılık

"We do our best to stay true to the continuity of it."

Sürekliliğine sadık kalmak için elimizden geleni yapıyoruz.

👍 0 👎 0

permeates

her yanını kaplar
+ yayılır

"There's a sense of gratitude that permeates the set."

Seti bir minnettarlık duygusu kaplıyor.

👍 0 👎 0

microcosm

küçük evren
+ mikrokozmos

"It's been wonderful to create this little microcosm bubble of creativity."

Bu küçük yaratıcılık evrenini yaratmak harikaydı.

👍 0 👎 0

put their own selves on the line

kendilerini riske atarlar
+ kendilerini tehlikeye atarlar

"They put their own selves and psychological and emotional well-being on the line."

Kendilerini ve psikolojik ve duygusal iyilik hallerini riske atarlar.

👍 0 👎 0

vantage point

bakış açısı
+ perspektif

"I grew up knowing healthcare workers quite well, but from a different vantage point."

Sağlık çalışanlarını oldukça iyi tanıyarak büyüdüm, ama farklı bir bakış açısından.

👍 0 👎 0

revelation

vahiy
+ açığa çıkma, şaşırtıcı gerçek

"That has been a revelation for sure."

Bu kesinlikle bir vahiydi.

👍 0 👎 0

immersed himself

kendini kaptırdı
+ daldı

"John has been there, lived there, has immersed himself in it."

John oradaydı, orada yaşadı, kendini buna kaptırdı.

👍 0 👎 0

over the moon

çok mutlu
+ aşırı sevinçli

"I was just so over the moon."

Çok mutluydum.

👍 0 👎 0

innovative

yenilikçi

"I'm just so grateful I'm part of something that's this innovative."

Bu kadar yenilikçi bir şeyin parçası olduğum için minnettarım.

👍 0 👎 0

setting boundaries

sınır koyma
+ sınır belirleme

"Setting boundaries and you realize how hard it is not to get attached."

Sınır koymak ve bağlanmamanın ne kadar zor olduğunu fark ediyorsun.

👍 0 👎 0

split-second decisions

anlık kararlar
+ çok kısa sürede verilen kararlar

"I didn't know how much your split-second decisions matter."

Anlık kararlarının ne kadar önemli olduğunu bilmiyordum.

👍 0 👎 0

intubate

entübe etmek

"I didn't know how to intubate. And now I feel like I know how to intubate."

Entübe etmeyi bilmiyordum. Ve şimdi entübe etmeyi bildiğimi hissediyorum.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.