Destelere dön

🎧 The Real Story of Will Smith | Learn English Through Biography | Level 2 | English Speaking Practice

Will Smith'in hayat hikayesi, içsel korkuları ve babasıyla olan zorlu ilişkisiyle başlayıp, Hollywood yıldızı olma yolculuğuna uzanıyor. Başarı ve şöhretin ardındaki kırılganlığı, Oscar törenindeki tartışmalı olayı ve sonunda kendini affetme sürecini anlatıyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 35 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dinleme pratiği #günlük konuşma
Son güncelleme: 2026-08-03
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 35 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 4–6 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

35 kart

snapped

patladı (sinirden)
+ çıldırdı

"Something snapped inside him at the Oscars."

Oscar'larda içinde bir şey patladı.

👍 0 👎 0

mask

maske
+ perde

"The smile cracked and the mask slipped."

Gülümseme çatladı ve maske düştü.

👍 0 👎 0

obsessed

takıntılı
+ saplantılı

"He became obsessed with winning."

Kazanma konusunda takıntılı hale geldi.

👍 0 👎 0

blockbuster

gişe rekortmeni
+ büyük bütçeli film

"Independence Day was a sci-fi blockbuster."

Kurtuluş Günü bilim kurgu türünde bir gişe rekortmeniydi.

👍 0 👎 0

Oscar-nominated

Oscar adayı
+ Oscar'a aday gösterilmiş

"He gave an Oscar-nominated performance in Ali."

Ali filminde Oscar adayı bir performans sergiledi.

👍 0 👎 0

homeless

evsiz
+ barksız

"He played a homeless father in the movie."

Filmde evsiz bir babayı canlandırdı.

👍 0 👎 0

forgive

affetmek
+ bağışlamak

"He learned to forgive his father."

Babasını affetmeyi öğrendi.

👍 0 👎 0

peace

huzur
+ barış

"He finally found inner peace."

Sonunda iç huzuru buldu.

👍 0 👎 0

rumors

dedikodular
+ söylentiler

"There were rumors about their marriage."

Evlilikleri hakkında dedikodular vardı.

👍 0 👎 0

sitcom

durum komedisi
+ komedi dizisi

"The Fresh Prince of Bel-Air is a famous sitcom."

Fresh Prince of Bel-Air ünlü bir durum komedisidir.

👍 0 👎 0

shame

utanç
+ ayıp

"He felt shame after the incident."

Olaydan sonra utanç duydu.

👍 0 👎 0

apology

özür
+ pişmanlık ifadesi

"He posted a public apology the next day."

Ertesi gün kamuya açık bir özür yayınladı.

👍 0 👎 0

meditate

meditasyon yapmak
+ derin düşünceye dalmak

"He began to meditate every morning."

Her sabah meditasyon yapmaya başladı.

👍 0 👎 0

soul crisis

ruh krizi
+ varoluşsal kriz

"This was a soul crisis, not a celebrity crisis."

Bu bir ünlü krizi değil, bir ruh kriziydi.

👍 0 👎 0

entanglement

ilişki (karmaşık)
+ dolaşıklık

"She called it an entanglement, not an affair."

Buna ilişki değil, bir dolaşıklık dedi.

👍 0 👎 0

blueprint

plan
+ taslak

"They were using different blueprints for love."

Aşk için farklı planlar kullanıyorlardı.

👍 0 👎 0

present

anı yaşayan
+ mevcut

"Being present is more important than being perfect."

Anı yaşamak mükemmel olmaktan daha önemlidir.

👍 0 👎 0

rewrite

yeniden yazmak
+ baştan yazmak

"You can rewrite your story anytime."

Hikayeni istediğin zaman yeniden yazabilirsin.

👍 0 👎 0

survival

hayatta kalma
+ sağ kalma

"Entertainment was his survival mechanism."

Eğlence onun hayatta kalma mekanizmasıydı.

👍 0 👎 0

fame

şöhret
+ ün, nam

"Fame came faster than he expected."

Şöhret beklediğinden daha hızlı geldi.

👍 0 👎 0

failure

başarısızlık
+ yenilgi

"He learned from his failure and grew stronger."

Başarısızlığından ders aldı ve güçlendi.

👍 0 👎 0

strength

güç
+ kuvvet

"Her strength inspired everyone around her."

Onun gücü etrafındaki herkese ilham verdi.

👍 0 👎 0

global icon

küresel ikon
+ dünya çapında simge

"He became a global icon through his talent."

Yetenekleri sayesinde küresel bir ikon haline geldi.

👍 0 👎 0

enemy

düşman
+ hasım

"He had to fight the enemy inside his own house."

Kendi evindeki düşmanla savaşmak zorundaydı.

👍 0 👎 0

fear

korku
+ endişe

"Fear controlled his actions for many years."

Korku, yıllarca eylemlerini kontrol etti.

👍 0 👎 0

strict

katı
+ sert, disiplinli

"His father was strict and disciplined."

Babası katı ve disiplinliydi.

👍 0 👎 0

intense

yoğun
+ şiddetli

"The training was intense but rewarding."

Eğitim yoğundu ama ödüllendiriciydi.

👍 0 👎 0

journey

yolculuk
+ seyahat, serüven

"This is not just a story, it's a journey."

Bu sadece bir hikaye değil, bir yolculuk.

👍 0 👎 0

curse

lanet
+ beddua

"His superpower came with a secret curse."

Süper gücü gizli bir lanetle geldi.

👍 0 👎 0

refused

reddetti
+ kabul etmedi

"He refused to curse in his music."

Müziğinde küfür etmeyi reddetti.

👍 0 👎 0

exploded

patladı
+ büyük başarı kazandı

"Their music exploded in popularity."

Müzikleri popülerlikte patlama yaptı.

👍 0 👎 0

financial education

finansal eğitim
+ mali okuryazarlık

"He had no financial education at that time."

O zamanlar finansal eğitimi yoktu.

👍 0 👎 0

IRS

vergi dairesi (ABD)
+ Gelir İdaresi

"The IRS knocked on his door for unpaid taxes."

Vergi dairesi ödenmemiş vergiler için kapısını çaldı.

👍 0 👎 0

broke

beş parasız
+ iflas etmiş

"He was broke and living at his girlfriend's house."

Beş parasızdı ve kız arkadaşının evinde yaşıyordu.

👍 0 👎 0

auditioned

seçmelere katıldı
+ deneme çekimi yaptı

"He auditioned for a new sitcom."

Yeni bir durum komedisi için seçmelere katıldı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele