queen
"Cleopatra was the queen of Egypt."
Kleopatra Mısır'ın kraliçesiydi.
Kleopatra'nın hayatını anlatan bu hikaye, Mısır'ın son firavununun zekası, cesareti ve dil becerileriyle güç mücadelesini konu alıyor. Julius Caesar ve Mark Antony ile olan ilişkileri, Mısır'ı bağımsız tutma çabaları ve trajik sonu, tarihin en etkileyici kadın liderlerinden birini gözler önüne seriyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"Cleopatra was the queen of Egypt."
Kleopatra Mısır'ın kraliçesiydi.
"She had to share the throne with her brother."
Tahtı kardeşiyle paylaşmak zorundaydı.
"Everyone wanted power."
Herkes güç istiyordu.
"Julius Caesar was a Roman general."
Jül Sezar Romalı bir generaldi.
"She lived in a palace by the sea."
Deniz kenarında bir sarayda yaşıyordu.
"Alexandria had a great library."
İskenderiye'nin büyük bir kütüphanesi vardı.
"Brothers and sisters sometimes married each other. This was the tradition."
Erkek ve kız kardeşler bazen birbiriyle evlenirdi. Bu gelenekti.
"Her brother's advisers worked against Cleopatra."
Kardeşinin danışmanları Kleopatra'ya karşı çalıştı.
"Cleopatra hid inside a carpet to meet Caesar."
Kleopatra, Sezar'la buluşmak için bir halının içine saklandı.
"She was brave and smart."
Cesur ve zekiydi.
"Egypt became part of the Roman Empire."
Mısır, Roma İmparatorluğu'nun bir parçası oldu.
"Cleopatra was the last pharaoh of Egypt."
Kleopatra, Mısır'ın son firavunuydu.
"There was a great battle at sea near Actium."
Actium yakınlarında denizde büyük bir savaş oldu.
"Some people say she used poison to kill herself."
Bazı insanlar kendini öldürmek için zehir kullandığını söylüyor.
"Egypt ended as an independent country."
Mısır bağımsız bir ülke olarak sona erdi.
"She used her intelligence, not just her beauty."
Sadece güzelliğini değil, zekasını da kullandı.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle