Destelere dön

🎧 🌙 The Voice Across the Radio Waves | Relaxing English Story for Sleep | Slow Listening Practice

Bu hikaye, 1978'de İtalya'da yaşayan Marco'nun radyoda duyduğu bir ses sayesinde İngilizce öğrenme yolculuğunu anlatıyor. Marco, dinlediği kadın spiker Sarah'ya aşık olur ve onunla iletişim kurabilmek için İngilizceyi kendi kendine öğrenir. Hikaye, dil öğreniminin sevgi ve azimle nasıl mümkün olduğunu vurguluyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 21 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#ingilizce
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 21 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 3–5 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

21 kart

announcement

duyuru
+ açıklama, ilan

"Then one night, Sarah made an announcement that changed everything."

Sonra bir gece, Sarah her şeyi değiştiren bir duyuru yaptı.

👍 0 👎 0

persistence

sebat
+ kararlılık, azim

"Language is learned through patient practice, through gentle persistence, through believing in yourself."

Dil, sabırlı pratik, yumuşak sebat ve kendine inanmakla öğrenilir.

👍 0 👎 0

opportunity

fırsat
+ imkan, olanak

"Tomorrow will bring new opportunities to learn, to grow, to discover more about this beautiful language."

Yarın, bu güzel dili daha fazla öğrenmek, büyümek ve keşfetmek için yeni fırsatlar getirecek.

👍 0 👎 0

distance

mesafe
+ uzaklık, aralık

"No distance is too far, no language too difficult when two hearts decide to find each other."

İki kalp birbirini bulmaya karar verdiğinde, hiçbir mesafe çok uzak, hiçbir dil çok zor değildir.

👍 0 👎 0

bridge

köprü
+ bağ, iletişim köprüsü

"Love makes us want to build bridges across any distance, speak any language, overcome any problem."

Aşk, her mesafeye köprüler kurmak, her dili konuşmak, her sorunun üstesinden gelmek istememize neden olur.

👍 0 👎 0

kind eyes

nazik gözler
+ iyi kalpli gözler, yumuşak bakışlar

"When the door opened, Marco saw a woman with kind eyes and gentle hands."

Kapı açıldığında, Marco nazik gözleri ve yumuşak elleri olan bir kadın gördü.

👍 0 👎 0

nervousness

sinirlilik
+ gerginlik, heyecan

"Marco climbed to the third floor, his legs shaking from nervousness."

Marco üçüncü kata çıktı, bacakları sinirden titriyordu.

👍 0 👎 0

platform

peron
+ platform, istasyon platformu

"Three months later, Marco stood on a train platform in Brighton, England."

Üç ay sonra, Marco İngiltere, Brighton'da bir tren peronunda duruyordu.

👍 0 👎 0

savings

birikim
+ tasarruf, para birikimi

"This was his savings for Marco's future."

Bu, Marco'nun geleceği için birikimiydi.

👍 0 👎 0

envelope

zarf

"His father listened quietly, then smiled and gave Marco an envelope full of money."

Babası sessizce dinledi, sonra gülümsedi ve Marco'ya para dolu bir zarf verdi.

👍 0 👎 0

personal address

kişisel adres
+ özel adres, ev adresi

"She gave out her personal address."

Kişisel adresini verdi.

👍 0 👎 0

peaceful journey

huzurlu yolculuk
+ sakin yolculuk, dingin seyahat

"Tonight we will travel together to a time before the internet, before smartphones, when the only way to connect with distant voices was through the magic of radio waves."

Bu gece birlikte internetten önceki bir zamana, akıllı telefonlardan önceki bir zamana, uzak seslerle bağlantı kurmanın tek yolunun radyo dalgalarının büyüsü olduğu bir zamana seyahat edeceğiz.

👍 0 👎 0

comfort

rahatlık
+ teselli, konfor

"She shared beautiful words with people who needed comfort in the dark."

Karanlıkta rahatlığa ihtiyacı olan insanlarla güzel sözler paylaşıyordu.

👍 0 👎 0

listener

dinleyici
+ dinleyen kişi, radyo dinleyicisi

"She spoke to listeners she would never meet."

Hiç tanışmayacağı dinleyicilere konuşuyordu.

👍 0 👎 0

poetry

şiir
+ şiirler, şiir sanatı

"Later, he would learn that she read poetry to her listeners at night."

Daha sonra, geceleri dinleyicilerine şiir okuduğunu öğrenecekti.

👍 0 👎 0

program

program
+ yayın, radyo programı

"Her program ended one hour later."

Programı bir saat sonra bitti.

👍 0 👎 0

frequency

frekans
+ dalga boyu, radyofrekans

"He wrote down the frequency in his notebook, 94.7 FM."

Defterine frekansı yazdı, 94.7 FM.

👍 0 👎 0

static noise

parazit sesi
+ cızırtı, statik gürültü

"He was turning the dial slowly and listening to the static noise."

Kadranı yavaşça çeviriyor ve parazit sesini dinliyordu.

👍 0 👎 0

magic

büyü
+ sihir, olağanüstü

"This is a story about love, language, and the incredible power of human connection across impossible distances."

Bu, aşk, dil ve imkansız mesafeler boyunca insan bağlantısının inanılmaz gücü hakkında bir hikaye.

👍 0 👎 0

distant

uzak
+ uzaktaki, ırak

"He would hear music from Paris and news from London. Sometimes when the weather was right, he heard voices from places very far away."

Paris'ten müzik ve Londra'dan haberler duyardı. Bazen hava uygun olduğunda, çok uzak yerlerden sesler duyardı.

👍 0 👎 0

connect

bağlanmak
+ bağlantı kurmak, iletişim kurmak

"He wanted to connect with her more."

Onunla daha fazla bağlantı kurmayı istiyordu.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.