embarrassed
"I'm too embarrassed."
Çok utanıyorum.
Maya, annesinin el yapımı kostümü yüzünden arkadaşları tarafından alay edilir, ancak sahnede ışıklar altında parlayan bu özel elbise sayesinde herkesi etkiler. Hikaye, gerçek değerin fiyat etiketinde değil, sevgi ve özgüvende olduğunu vurguluyor.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"I'm too embarrassed."
Çok utanıyorum.
"Never let anyone dim your light just because you're different."
Farklı olduğun için kimsenin ışığını söndürmesine izin verme.
"I was just jealous because your mom made yours especially for you."
Sırf annen senin için özel yaptığı için kıskanmıştım.
"The dress actually felt weightless."
Elbise aslında ağırlıksız gibiydi.
"A flawless performance."
Kusursuz bir performans.
"I'm so humiliated."
Çok aşağılandım.
"The wing completely snapped off."
Kanat tamamen kırılıp koptu.
"What makes a costume beautiful is the love woven into it."
Bir kostümü güzel yapan, içine işlenen sevgidir.
"A price tag does not make a person special."
Bir fiyat etiketi insanı özel yapmaz.
"I got the lead role in the school play."
Okul oyununda başrolü aldım.
"It looks like a giant messy quilt."
Kocaman dağınık bir yorgana benziyor.
"I used your grandmother's antique embroidered shawl."
Büyükannenin antika işlemeli şalını kullandım.
"My mom is a great sewer."
Annem harika bir terzidir.
"The Starlight Fairy needs to sparkle."
Yıldız Işığı Perisi'nin parıldaması gerek.
"We can't afford a store-bought dress right now."
Şu anda hazır bir elbiseyi karşılayamayız.
"Some of the girls are buying theirs from the fancy boutique downtown."
Bazı kızlar kostümlerini şehir merkezindeki şık butikten alıyor.
"Every student has to provide their costume by Friday."
Her öğrenci kostümünü Cuma gününe kadar temin etmek zorunda.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle