Destelere dön

🎧 This 1 Simple Hack Will RADICALLY Change Your Mindset | Mel Robbins

Her gün doğada kalp şekli aramak gibi basit bir oyun, beyninizin dünyayı filtreleme şeklini anında değiştirebilir. Bu hack, retiküler aktivite sisteminizi yeniden programlayarak olumlu bir zihniyet yaratmanıza ve kendinizle konuşma şeklinizi dönüştürmenize yardımcı olur.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#alışkanlık #kişisel gelişim #mel robbins #motivasyon #zihin
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

gratitude

şükran
+ minnettarlık, şükür

"Take a moment to feel gratitude that you found the heart shape."

Kalp şeklini bulduğun için bir an şükran duy.

👍 0 👎 0

mantra

mantra
+ tekrarlanan söz, olumlama cümlesi

"If I told you to just repeat a positive mantra, you'd think it's stupid."

Sana sadece olumlu bir mantra tekrarla desem, bunun aptalca olduğunu düşünürdün.

👍 0 👎 0

to blow off

ertelemek
+ savsaklamak, gitmemek, kaçırmak, umursamamak

"I blew off the dentist appointment."

Dişçi randevusunu kaçırdım/ertelettim.

👍 0 👎 0

to be hard on yourself

kendine karşı sert olmak
+ kendini çok eleştirmek

"Stop being so damn hard on yourself."

Kendine bu kadar sert olmayı bırak.

👍 0 👎 0

to pick up where you left off

kaldığın yerden devam etmek
+ bıraktığın yerden başlamak

"You can pick up those projects you left off and keep going."

Bıraktığın projelere kaldığın yerden devam edebilirsin.

👍 0 👎 0

to show up

ortaya çıkmak
+ gelmek, hazır bulunmak, katılmak, var olmak

"I just show up and try my best."

Sadece ortaya çıkıyor ve elimden geleni yapıyorum.

👍 0 👎 0

to put one foot in front of the other

adım adım ilerlemek
+ devam etmek, yoluna devam etmek

"You're still waking up and putting one foot in front of the other."

Hâlâ uyanıyor ve adım adım ilerliyorsun.

👍 0 👎 0

to kick your ass

canını çıkarmak
+ perişan etmek, zorlamak, yıpratmak

"These last two years have kicked your ass like they've kicked mine."

Son iki yıl benimkini yaptığı gibi senin de canını çıkardı.

👍 0 👎 0

to give yourself credit

kendine paye vermek
+ kendini takdir etmek, kendine güvenmek

"You don't give yourself enough credit for getting through the week."

Haftayı atlattığın için kendine yeterince paye vermiyorsun.

👍 0 👎 0

to encode

kodlamak
+ kaydetmek, beyne işlemek

"Take a photo to positively encode the experience in your brain."

Deneyimi beynine olumlu bir şekilde kodlamak için bir fotoğraf çek.

👍 0 👎 0

hack

hile
+ pratik çözüm, kestirme yol, pratik yöntem

"This simple hack will radically change your mindset."

Bu basit hile, zihniyetini kökten değiştirecek.

👍 0 👎 0

to manifest

tezahür ettirmek
+ gerçekleştirmek, çekmek (Law of Attraction bağlamında)

"Looking for a heart shape is a way to manifest because you are practicing a skill."

Kalp şekli aramak, bir beceriyi pratik ettiğin için tezahür ettirmenin bir yoludur.

👍 0 👎 0

to screw up

berbat etmek
+ batırmak, mahvetmek, hata yapmak

"I always screw up nothing works out for me."

Hep berbat ediyorum, hiçbir şey yolunda gitmiyor.

👍 0 👎 0

to beat yourself up

kendini hırpalamak
+ kendine yüklenmek, kendini suçlamak

"Stop beating yourself up when you make a mistake."

Hata yaptığında kendini hırpalamayı bırak.

👍 0 👎 0

to spot

fark etmek
+ görmek, seçmek, gözüne çarpmak

"Train your brain to see opportunities that other people walk right by."

Beynini, başkalarının yanından geçip gittiği fırsatları görecek şekilde eğit.

👍 0 👎 0

to train your mind

zihnini eğitmek
+ beynini alıştırmak

"This game trains your mind to spot things you usually block out."

Bu oyun, zihnini genelde göz ardı ettiğin şeyleri fark etmek için eğitir.

👍 0 👎 0

heart-shaped

kalp şeklinde
+ kalp biçiminde

"Look for a heart-shaped rock or leaf in nature."

Doğada kalp şeklinde bir taş veya yaprak ara.

👍 0 👎 0

filter

filtre
+ süzgeç, filtrelemek

"Your brain has a filter that changes based on what you tell it."

Beyninde, ona söylediklerine göre değişen bir filtre var.

👍 0 👎 0

reticular activity system

retiküler aktive edici sistem
+ RAS, beyin filtresi

"Your reticular activity system responds in real time to whatever you say is important."

Retiküler aktive edici sistemin, önemli olduğunu söylediğin her şeye anında yanıt verir.

👍 0 👎 0

mindset

zihniyet
+ düşünce yapısı, bakış açısı, tutum

"You can use this hack to create a more positive mindset."

Bu hileyi daha olumlu bir zihniyet oluşturmak için kullanabilirsin.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.