Destelere dön

🎧 Time Traveling with AI to Connect with Lost Loved Ones | Amy Kurzweil | TED

Bu konuşmada, grafik romancı Amy Kurzweil, tanımadığı büyükbabasının yazılarından oluşturulan bir yapay zeka sohbet robotuyla nasıl bağlantı kurduğunu anlatıyor. Proje, kayıp sevdiklerimizin mirasını canlandırmak ve onlarla zamanda yolculuk yapmak için yapay zekanın duygusal ve yaratıcı potansiyelini keşfediyor.

C1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#aile #kültürel miras #sanat #ted #ted talks #yapay zeka
Son güncelleme: 2026-09-05
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Çözen kişi
1
Toplam çalışma
20
Ortalama başarı
%95
Ort. süre
2:41
🏆 Lider tablosu (1)
# Kullanıcı Çalışma Doğru Doğruluk Süre
1 @buglemdgdln1 20 19 %95 2:41

Sadece istatistik paylaşımına izin veren kullanıcılar görünür.

Bu destedeki kartlar

20 kart

personal identity

kişisel kimlik
+ bireysel kimlik

"The puzzle of personal identity is one of our oldest philosophical questions."

Kişisel kimlik bilmecesi en eski felsefi sorularımızdan biridir.

👍 0 👎 0

to evoke

uyandırmak
+ çağrıştırmak, canlandırmak

"People are much bigger and weirder than any one depiction or any one moment in time can possibly evoke."

İnsanlar, herhangi bir tasvirin veya herhangi bir anın uyandırabileceğinden çok daha büyük ve tuhaftır.

👍 0 👎 0

to document

belgelemek
+ kaydetmek

"As somebody who has spent their whole life trying to document people..."

Tüm hayatını insanları belgelemeye çalışarak geçirmiş biri olarak...

👍 0 👎 0

to preserve

korumak
+ muhafaza etmek, saklamak

"Fred meticulously preserved the documents of his life."

Fred, hayatının belgelerini titizlikle korudu.

👍 0 👎 0

to sponsor a visa

vizeye kefil olmak
+ vize sponsoru olmak

"A wealthy American woman agreed to sponsor his visa to the US."

Zengin bir Amerikalı kadın, ABD vizesine kefil olmayı kabul etti.

👍 0 👎 0

graphic memoirist

çizgi roman anı yazarı
+ grafik anı yazarı

"I became a graphic memoirist because the place I wanted to go was the past."

Çizgi roman anı yazarı oldum çünkü gitmek istediğim yer geçmişti.

👍 0 👎 0

to seal

kapatmak
+ mahkum etmek, sızdırmaz hale getirmek

"Her family was sealed to starve inside the Warsaw Ghetto."

Ailesi Varşova Gettosu'nda açlığa mahkum edildi.

👍 0 👎 0

to raze

yerle bir etmek
+ yok etmek, harap etmek

"Nazi bombs razed her home."

Nazi bombaları evini yerle bir etti.

👍 0 👎 0

to slip through

sıvışmak
+ arasından geçmek, kaçmak

"Her father encouraged her to slip through a hole in the wall."

Babası onu duvardaki bir delikten sıvışması için teşvik etti.

👍 0 👎 0

to leave behind

geriye bırakmak
+ arkasında bırakmak

"The projects and impressions we leave behind are a part of our essential selves."

Geriye bıraktığımız projeler ve izlenimler, öz benliğimizin bir parçasıdır.

👍 0 👎 0

legacy

miras
+ bırakılan iz

"AI could help us ward off annihilation by animating the legacies of our families and our cultures."

Yapay zeka, ailelerimizin ve kültürlerimizin miraslarını canlandırarak yok oluşu engellememize yardımcı olabilir.

👍 0 👎 0

ineffable

tarifsiz
+ anlatılamaz, söze dökülemez

"There's his music and all the ineffable aspects of his performance."

Onun müziği ve performansının tüm tarifsiz yönleri var.

👍 0 👎 0

to decode

çözmek
+ deşifre etmek, anlamlandırmak

"The more time I spent with the symbols of my grandfather's life, the more easily I could decode them."

Büyükbabamın hayatının sembolleriyle ne kadar çok zaman geçirdiysem, onları o kadar kolay çözebildim.

👍 0 👎 0

resurrection

diriliş
+ yeniden canlanma, yeniden dirilme

"I had wondered if this project would feel like a resurrection."

Bu projenin bir diriliş gibi hissettirip hissettirmeyeceğini merak etmiştim.

👍 0 👎 0

time travel

zaman yolculuğu

"This kind of time travel didn't feel like sci-fi."

Bu tür bir zaman yolculuğu bilimkurgu gibi gelmedi.

👍 0 👎 0

to transcribe

yazıya dökmek
+ transkript etmek, kopyalamak

"I set about finding his words and transcribing them."

Onun sözlerini bulup yazıya dökmeye koyuldum.

👍 0 👎 0

archive

arşiv
+ belgelik

"I remembered seeing them in the archive, but the words gained impact through surprise and the role-play of conversation."

Onları arşivde gördüğümü hatırlıyordum ama kelimeler sürpriz ve konuşma rolü oynama yoluyla etki kazandı.

👍 0 👎 0

chatbot

sohbet robotu
+ yapay zeka sohbet asistanı

"We could build a chatbot that writes in my grandfather's voice."

Büyükbabamın sesiyle yazan bir sohbet robotu yapabilirdik.

👍 0 👎 0

to animate

canlandırmak
+ hayat vermek, hareketlendirmek

"AI could actually help us ward off annihilation by animating the legacies of our families and our cultures."

Yapay zeka, ailelerimizin ve kültürlerimizin miraslarını canlandırarak yok oluşu engellememize yardımcı olabilir.

👍 0 👎 0

to ward off

uzaklaştırmak
+ engellemek, defetmek

"AI could actually help us ward off annihilation by animating the legacies of our families and our cultures."

Yapay zeka, ailelerimizin ve kültürlerimizin miraslarını canlandırarak yok oluşu engellememize yardımcı olabilir.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele