Destelere dön

🎧 What Happened When I Started Measuring My Life Every Day | Chris Musser | TED

Konuşmacı, hayatının sadece sağlık değil, tüm önemli alanlarını ölçmek için kişisel bir takip sistemi geliştirdi. Dokuz boyutlu bu günlük anket, bilişsel çarpıtmaları fark etmesine ve hayatını dengelemesine yardımcı oldu. Ölçülen hayat, daha iyi yönetilen ve daha anlamlı bir hayata dönüşebilir.

C1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#kişisel gelişim #ölçüm #psikoloji #ted #ted talks #yaşam dengesi
Son güncelleme: 2026-07-21
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

pout

somurtmak
+ küsmek

"I pout at her, she calls me pouty pants sometimes."

Ona somurtuyorum, bazen bana somurtkan pantolon diyor.

👍 0 👎 0

to project out into eternity

sonsuza kadar sürecekmiş gibi düşünmek
+ abartmak

"There's a fundamental difference between a tough day, when you project it out into eternity, and a bad day, when you already know the end of the story."

Zor bir günü sonsuza kadar sürecekmiş gibi düşünmekle, sonunu bildiğin kötü bir gün arasında temel bir fark var.

👍 0 👎 0

to flash red

kırmızı yanıp sönmek (uyarı işareti)
+ tehlikede olduğunu göstermek

"My loving Ashley question had been flashing red at me for months."

Ashley'i sevme sorum aylardır bana kırmızı yanıp sönüyordu.

👍 0 👎 0

to optimize across dimensions

boyutlar arasında optimize etmek

"It forces my brain to optimize across dimensions."

Beynimi boyutlar arasında optimize etmeye zorluyor.

👍 0 👎 0

to reduce oneself to

kendini bir şeye indirgemek
+ sadece bir boyuta odaklanmak

"It's really my default to reduce myself to one dimension."

Kendimi tek bir boyuta indirgemek benim varsayılanım.

👍 0 👎 0

all-or-nothing thinking

ya hep ya hiç düşüncesi

"These are things like all-or-nothing thinking, catastrophizing, overgeneralizing."

Bunlar ya hep ya hiç düşüncesi, felaketleştirme, aşırı genelleme gibi şeyler.

👍 0 👎 0

tracker

takipçi
+ izleyici (burada: takip aracı), takip sistemi

"I created this super simple, kind of clunky Excel tracker."

Bu süper basit, biraz hantal Excel takipçisini yarattım.

👍 0 👎 0

game changer

oyun değiştirici
+ çığır açan şey

"This has been a total game changer for me."

Bu benim için tam bir oyun değiştirici oldu.

👍 0 👎 0

megalomania

megalomani
+ büyüklük hezeyanı

"It shattered this mom-induced megalomania I had."

Annemin neden olduğu bu megalomaniyi paramparça etti.

👍 0 👎 0

flourishing

serpilme
+ gelişme, müreffeh olma

"I wasn't thriving, I wasn't flourishing."

Gelişmiyordum, serpilmiyordum.

👍 0 👎 0

wearable

giyilebilir teknoloji
+ giyilebilir cihaz

"Can I get a show of hands if you use a wearable?"

Giyilebilir teknoloji kullananlar el kaldırabilir mi?

👍 0 👎 0

wake-up call

uyandırma çağrısı
+ farkındalık yaratan olay, göz açıcı olay

"How long would it have taken me to get this wake-up call?"

Bu uyandırma çağrısını almam ne kadar sürerdi?

👍 0 👎 0

trade-off

ödünleşme
+ takas, denge

"It forces my brain to optimize across dimensions, to balance the trade-offs."

Beynimi boyutlar arasında optimize etmeye, ödünleşmeleri dengelemeye zorluyor.

👍 0 👎 0

tunnel vision

dar görüşlülük
+ tünel görüşü, tek bir şeye odaklanma

"I also get tunnel vision, especially at work."

Özellikle işte dar görüşlü oluyorum.

👍 0 👎 0

spiraling

kontrolsüzce kötüye gitmek
+ dibe vurmak

"That sent me spiraling."

Bu beni dibe vurdurdu.

👍 0 👎 0

overgeneralizing

aşırı genelleme

"These are things like all-or-nothing thinking, catastrophizing, overgeneralizing."

Bunlar ya hep ya hiç düşüncesi, felaketleştirme, aşırı genelleme gibi şeyler.

👍 0 👎 0

catastrophizing

felaketleştirme
+ büyütme

"These are things like all-or-nothing thinking, catastrophizing, overgeneralizing."

Bunlar ya hep ya hiç düşüncesi, felaketleştirme, aşırı genelleme gibi şeyler.

👍 0 👎 0

cognitive distortion

bilişsel çarpıtma

"I have a lot of cognitive distortions."

Bir sürü bilişsel çarpıtmam var.

👍 0 👎 0

dimension

boyut
+ alan

"I landed on these nine dimensions of the good life for me."

Benim için iyi bir hayatın dokuz boyutunda karar kıldım.

👍 0 👎 0

thriving

gelişmek
+ başarılı olmak, iyi durumda olmak, serpilmek

"I was fine, but I wasn't thriving, I wasn't flourishing."

İyiydim ama gelişmiyordum, serpilmiyordum.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele