break
"I didn't mean to break it."
Onu kırmak istememiştim.
Tom suyu israf eder ve annesi onu uyarır. Ertesi gün su kesilince Tom, suyun değerini anlar ve israf etmemeyi öğrenir.
Topluluğun bu destedeki performansı.
Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!
"I didn't mean to break it."
Onu kırmak istememiştim.
"Now I respect you."
Şimdi sana saygı duyuyorum.
"Nice and shiny, that is the goal."
Güzel ve parlak, hedef bu.
"I am tired, dirty, and still soapy."
Yorgunum, kirliyim ve hâlâ sabunluyum.
"This hole has no respect for effort."
Bu çukurun çabaya saygısı yok.
"We dig, water comes up."
Kazarız, su çıkar.
"Underground water?"
Yeraltı suyu mu?
"Put them in a bucket."
Onları bir kovaya koy.
"Start by saving the fish."
Balıkları kurtararak başla.
"You cannot waste water like that."
Suyu böyle israf edemezsin.
"This is not a bath, this is punishment."
Bu bir banyo değil, bu ceza.
"This is genius."
Bu dahi bir fikir.
"Ice is frozen water."
Buz donmuş sudur.
"That is a mystery."
Bu bir gizem.
"I'm taking the longest shower ever."
Şimdiye kadarki en uzun duşu alıyorum.
"I was just thirsty."
Sadece susamıştım.
"You're splashing everything."
Her yeri sıçratıyorsun.
"Turn it off."
Kapat onu.
Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.
Bu kelime videoda anında geçiyor.
Videodaki cümle