Destelere dön

🎧 Xi Jinping's Story || Learn English Through Story Level 2 🔥|| Graded Reader || Improve Your English✅

Xi Jinping'in hayat hikayesi, ayrıcalıklı bir çocukluktan siyasi düşüşe, ardından zorlu kırsal deneyimlerle güçlenerek Çin'in en güçlü lideri olma yolculuğunu anlatıyor. Bu hikaye, onun iktidara yükselişindeki stratejik hamleleri, siyasi mücadeleleri ve tartışmalı yönlerini kapsıyor.

B1 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 35 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#dinleme pratiği #günlük konuşma
Son güncelleme: 2026-06-22
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 35 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 4–6 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

35 kart

lockdown

karantina
+ sokağa çıkma yasağı

"Extreme lockdowns were introduced."

Aşırı karantinalar uygulandı.

👍 0 👎 0

personality cult

kişilik kültü
+ lider kültü

"He started building a personality cult."

Bir kişilik kültü oluşturmaya başladı.

👍 0 👎 0

mandatory

zorunlu
+ mecburi

"The study of his thought became mandatory."

Onun düşüncesinin incelenmesi zorunlu hale geldi.

👍 0 👎 0

constitution

anayasa
+ yasa

"He changed the constitution to stay in power."

İktidarda kalmak için anayasayı değiştirdi.

👍 0 👎 0

dominate

hâkim olmak
+ egemen olmak

"China wanted to dominate global trade."

Çin küresel ticarete hâkim olmak istedi.

👍 0 👎 0

infrastructure

altyapı
+ infrastrüktür

"The project built highways and ports."

Proje otoyollar ve limanlar inşa etti.

👍 0 👎 0

censorship

sansür
+ denetim

"He expanded China's censorship system."

Çin'in sansür sistemini genişletti.

👍 0 👎 0

surveillance

gözetim
+ izleme

"Millions of cameras were installed for surveillance."

Gözetim için milyonlarca kamera yerleştirildi.

👍 0 👎 0

outbreak

salgın
+ patlak verme

"The government tried to hide the outbreak."

Hükümet salgını gizlemeye çalıştı.

👍 0 👎 0

investigation

soruşturma
+ araştırma

"An investigation was launched into the scandal."

Skandal hakkında soruşturma başlatıldı.

👍 0 👎 0

protest

protesto
+ eylem

"Thousands of people poured into the streets to protest."

Binlerce kişi protesto için sokaklara döküldü.

👍 0 👎 0

rebellion

isyan
+ ayaklanma

"The protests turned into a rebellion."

Protestolar bir isyana dönüştü.

👍 0 👎 0

crackdown

baskı
+ müdahale

"The government launched a crackdown on dissent."

Hükümet muhalefete karşı baskı başlattı.

👍 0 👎 0

authoritarian

otoriter
+ baskıcı

"He became an authoritarian leader."

Otoriter bir lider haline geldi.

👍 0 👎 0

dictator

diktatör
+ zorba

"Many see him as a dictator."

Birçok kişi onu diktatör olarak görüyor.

👍 0 👎 0

legacy

miras
+ kalıt

"His legacy is still debated."

Mirası hâlâ tartışılıyor.

👍 0 👎 0

ambition

hırs
+ ihtiras

"His ambition drove him to the top."

Hırsı onu zirveye taşıdı.

👍 0 👎 0

influence

etki
+ nüfuz

"His decisions shape the world we live in."

Kararları yaşadığımız dünyayı şekillendiriyor.

👍 0 👎 0

loyalty

sadakat
+ bağlılık

"You must prove your loyalty to the party."

Partiye sadakatini kanıtlamalısın.

👍 0 👎 0

privilege

ayrıcalık
+ imtiyaz

"He was born into a life of privilege."

Ayrıcalıklı bir hayata doğdu.

👍 0 👎 0

treason

ihanet
+ vatana ihanet

"His father was accused of treason."

Babası vatana ihanetle suçlandı.

👍 0 👎 0

humiliate

aşağılamak
+ küçük düşürmek

"His family was humiliated in public."

Ailesi toplum içinde aşağılandı.

👍 0 👎 0

denounce

kınamak
+ suçlamak, ihanet etmek

"His mother was forced to denounce his father."

Annesi babasını kınamaya zorlandı.

👍 0 👎 0

survive

hayatta kalmak
+ yaşamak, sağ kalmak

"He learned how to survive in the countryside."

Kırsalda hayatta kalmayı öğrendi.

👍 0 👎 0

adapt

uyum sağlamak
+ adapte olmak

"He adapted to the tough life."

Zorlu hayata uyum sağladı.

👍 0 👎 0

reject

reddetmek
+ geri çevirmek

"He was rejected seven times."

Yedi kez reddedildi.

👍 0 👎 0

determined

kararlı
+ azimli

"He was determined to become an important politician."

Önemli bir politikacı olmaya kararlıydı.

👍 0 👎 0

controversial

tartışmalı
+ ihtilaflı, tartışma yaratan

"He is one of the most controversial leaders of our time."

O, zamanımızın en tartışmalı liderlerinden biridir.

👍 0 👎 0

transfer

nakil
+ transfer, yer değiştirme

"He requested a transfer to a rural province."

Kırsal bir eyalete nakil talep etti.

👍 0 👎 0

reputation

itibar
+ ün

"He built a reputation as a hardworking leader."

Çalışkan bir lider olarak itibar kazandı.

👍 0 👎 0

corruption

yolsuzluk
+ rüşvet

"The scandal exposed deep corruption."

Skandal derin yolsuzluğu ortaya çıkardı.

👍 0 👎 0

scandal

skandal
+ rezalet

"A major scandal broke out in the late 1990s."

1990'ların sonunda büyük bir skandal patlak verdi.

👍 0 👎 0

promote

terfi ettirmek
+ yükseltmek, teşvik etmek

"He was promoted to vice president."

Başkan yardımcılığına terfi ettirildi.

👍 0 👎 0

eliminate

ortadan kaldırmak
+ yok etmek

"He wanted to eliminate all his political rivals."

Tüm siyasi rakiplerini ortadan kaldırmak istedi.

👍 0 👎 0

purge

tasfiye
+ temizlik

"He launched one of the biggest political purges."

En büyük siyasi tasfiyelerden birini başlattı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele