Destelere dön

YDS Akademik Kelimeler - Deste 5: İsimler ve Tamlamalar (A-O)

YDS paragraf ve cümle tamamlama sorularının kilidi olan soyut isimler, edat kombinasyonları ve kalan kelimeler.

Orta 🧠 Kelime Hazinesi EN → TR 🃏 39 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#akademik #nouns #sinav #yds
Son güncelleme: 2026-06-13
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 39 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 4–7 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

39 kart

Impetus for

itici güç
+ hız, dürtü

"The economic loss was the main impetus for the quick corporate reform."

Ekonomik kayıp, hızlı kurumsal reformun arkasındaki temel itici güçtü.

👍 0 👎 0

Emphasis on

vurgu
+ önem verme

"The modern school places a heavy emphasis on foreign language learning."

Modern okul, yabancı dil öğrenimi üzerine büyük bir vurgu yapmaktadır.

👍 0 👎 0

Extent of

derece
+ kapsam, boyut

"It is difficult to estimate the real extent of the environmental damage."

Çevresel zararın gerçek boyutunu ve derecesini tahmin etmek zordur.

👍 0 👎 0

Findings

bulgular
+ sonuçlar

"The recent findings of the research committee were published yesterday."

Araştırma komitesinin son bulguları dün yayımlandı.

👍 0 👎 0

Fluctuation

dalgalanma
+ iniş çıkış

"The continuous fluctuation in gold prices creates market uncertainty."

Altın fiyatlarındaki sürekli dalgalanma piyasada belirsizlik yaratıyor.

👍 0 👎 0

Framework for

çerçeve
+ yapı, taslak

"The constitution provides a solid legal framework for human rights."

Anayasa, insan hakları için sağlam bir yasal çerçeve sunmaktadır.

👍 0 👎 0

Hurdle

engel
+ güçlük

"Passing the academic language test is the final hurdle for his graduation."

Akademik dil sınavını geçmek, onun mezuniyeti için son engeldir.

👍 0 👎 0

Hypothesis

varsayım
+ hipotez

"The main hypothesis of the study must be tested in a laboratory environment."

Çalışmanın temel varsayımı bir laboratuvar ortamında test edilmelidir.

👍 0 👎 0

Implication of

sonuç
+ çıkarım, olası etki

"The legal implication of the new tax rule concerns all small businesses."

Yeni vergi kuralının yasal sonucu tüm küçük işletmeleri ilgilendiriyor.

👍 0 👎 0

Impact on

etki
+ nüfuz, çarpma

"The closure of the big factory had a devastating impact on local employment."

Büyük fabrikanın kapanmasının yerel istihdam üzerinde yıkıcı bir etkisi oldu.

👍 0 👎 0

Efficiency

vermlilik
+ randıman

"The engineer updated the machines to increase energy efficiency."

Mühendis, enerji verimliliğini artırmak için makineleri güncelledi.

👍 0 👎 0

Incentive for

teşvik
+ güdü, özendirici

"The company offered extra cash bonus as an incentive for high production."

Şrketi, yüksek üretim için bir teşvik olarak ekstra nakit primi sundu.

👍 0 👎 0

Inference

çıkarım
+ sonuç çıkarma

"What inference can we successfully draw from these statistical survey tables?"

Bu istatistiksel anket tablolarından nasıl bir çıkarım yapabiliriz?

👍 0 👎 0

Infringement of

ihlal
+ hakkına tecavüz

"Copying professional digital software without a license is a direct infringement of copyright."

Lisanssız profesyonel dijital yazılım kopyalamak, telif hakkının doğrudan ihlalidir.

👍 0 👎 0

Integrity

dürüstlük
+ bütünlük, bozulmamışlık

"The technician checked the structural integrity of the high underwater pipe."

Teknisyen, yüksek su altı borusunun yapısal bütünlüğünü kontrol etti.

👍 0 👎 0

Intervention in

müdahale
+ araya girme

"The sudden military intervention in the region stopped the dynamic civil war."

Bölgeye yapılan ani askeri müdahale, dinamik iç savaşı durdurdu.

👍 0 👎 0

Justification for

gerekçe
+ haklı çıkarma, neden

"There is no plausible justification for destroying the historical forest area."

Tarihi orman alanını yok etmek için hiçbir makul gerekçe yoktur.

👍 0 👎 0

Notion

kavram
+ fikir, görüş

"The traditional study completely rejects the ancient notion of absolute power."

Geleneksel çalışma, antik mutlak güç kavramını tamamen reddetmektedir.

👍 0 👎 0

Obstacle to

engel
+ mani

"A lack of education is the primary obstacle to national economic growth."

Eğitim eksikliği, ulusal ekonomik büyümenin önündeki temel engeldir.

👍 0 👎 0

Outcome of

sonuç
+ netice

"The definitive outcome of the election will be announced by the state tonight."

Seçimin kesin sonucu bu gece devlet tarafından açıklanacak.

👍 0 👎 0

Culmination of

doruk
+ zirve, sonuçlanma

"The direct signing of the peace treaty was the culmination of long efforts."

Barış antlaşmasının doğrudan imzalanması, uzun çabaların doruk noktasıydı.

👍 0 👎 0

Bias

önyargı
+ taraflılık

"The scientific researchers worked hard to avoid any personal bias in the study."

Bilimsel araştırmacılar, çalışmada herhangi bir kişisel önyargıdan kaçınmak için çok çalıştılar.

👍 0 👎 0

Capacity

kapasite
+ hacim, yetenek

"The football stadium has a maximum seating capacity of fifty thousand people."

Futbol stadyumu maksimum elli bin kişilik oturma kapasitesine sahiptir.

👍 0 👎 0

Commodity

ticari mal
+ meta, ürün

"Crude oil is the most valuable traded commodity in the global market today."

Ham petrol, bugün küresel pazarda ticareti yapılan en değerli ticari maldır.

👍 0 👎 0

Compliance with

uyum
+ riayet, itiraf

"The company acts in full compliance with international safety laws."

Şirket, uluslararası güvenlik yasalarıyla tam bir uyum içinde hareket eder.

👍 0 👎 0

Conformity to

uyum
+ benzerlik, boyun eğme

"The local project requires strict conformity to regional historical building styles."

Yerel proje, bölgesel tarihi bina tarzlarına kesin bir uyum gerektirmektedir.

👍 0 👎 0

Consensus

uzlaşı
+ fikir birliği, mutabakat

"The political committee finally reached a consensus on the environmental plan."

Siyasi komite nihayet çevre planı üzerinde bir uzlaşıya vardı.

👍 0 👎 0

Constraint

kısıtlama
+ engel, baskı

"Time constraint is the biggest challenge for students during the test."

Zaman kısıtlaması, test sırasında öğrenciler için en büyük engeldir.

👍 0 👎 0

Correlation between

ilişki
+ bağlantı, korelasyon

"Studies show a direct correlation between smoking and lung diseases."

Çalışmalar, sigara içmek ile akciğer hastalıkları arasında doğrudan bir ilişki olduğunu göstermektedir.

👍 0 👎 0

Criterion

kriter
+ ölçüt

"The main criterion for the job vacancy is having professional IT experience."

İş ilanı için temel kriter, profesyonel bilişim deneyimine sahip olmaktır.

👍 0 👎 0

Attribute

özellik
+ nitelik, karakteristik

"Patience is an essential attribute of a successful academic teacher."

Sabır, başarılı bir akademik öğretmenin temel bir özelliğidir.

👍 0 👎 0

Decline in

düşüş
+ azalma, gerileme

"The factory experienced a sudden decline in total car production last year."

Fabrika, geçen yıl toplam araba üretiminde ani bir düşüş yaşadı.

👍 0 👎 0

Difference between

fark
+ ayrım

"What is the primary difference between these two scientific research tools?"

Bu iki bilimsel araştırma aracı arasındaki temel fark nedir?

👍 0 👎 0

Distinction

ayrım
+ fark, seçkinlik

"The academic study makes a clear distinction between law and ethics."

Akademik çalışma, hukuk ve etik arasında net bir ayrım yapmaktadır.

👍 0 👎 0

Disparity

eşitsizlik
+ farklılık, uçurum

"The growing economic disparity between rich and poor nations causes problems."

Zengin ve fakir uluslararasında büyüyen ekonomik eşitsizlik sorunlara neden oluyor.

👍 0 👎 0

Divergence between

sapma
+ görüş ayrılığı, farklılaşma

"There is a wide divergence between the two reports on climate change."

İklim değişikliği üzerine hazırlanan iki rapor arasında büyük bir sapma var.

👍 0 👎 0

Disruption

bozulma
+ aksama, kesinti

"The sudden internet failure caused a serious disruption in corporate workflow."

Ani internet kesintisi kurumsal iş akışında ciddi bir bozulmaya neden oldu.

👍 0 👎 0

Domain

alan
+ bilgi alanı, mülk

"Medical treatment is a technical field that falls outside his professional domain."

Tıbbi tedavi, onun mesleki alanının dışına düşen teknik bir alandır.

👍 0 👎 0

Efficacy

etkililik
+ yarar, tesir

"Clinical tests proved the medical efficacy of the new vaccine version."

Klinik testler, yeni aşı versiyonunun tıbbi etkililiğini kanıtladı.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.