Destelere dön

🎧 You Deserve the Right to Repair Your Stuff | Gay Gordan-Byrne | TED

Tamir kültürünün önemini vurgulayan bu konuşma, e-atıkları azaltmak, dijital uçurumu kapatmak ve yerel iş gücünü canlandırmak için tamir hakkının yasal bir hak olması gerektiğini savunuyor. Üreticilerin kısıtlamalarına rağmen, dünya genelinde tamir hareketi büyüyor ve tüketicilere ürünlerini onarma gücü veriyor.

B2 💬 Günlük İngilizce EN → TR 🃏 20 kart 🌍 Herkese Açık Deste
#günlük konuşma #iş ingilizcesi #kelime #ted #ted talks
Son güncelleme: 2026-08-26
▶ Çalışmaya Başla

Hemen pratik yap

  • 20 kart hazır
  • 4 şıklı test moduyla pekiştir
  • Tahmini süre: 2–4 dk
  • EN → TR

📊 Deste istatistikleri

Topluluğun bu destedeki performansı.

Bu deste henüz çalışılmamış. İlk çözen sen ol!

Bu destedeki kartlar

20 kart

secondary market

ikinci el pazarı

"Repair allows a secondary market for the products that we want to resell."

Onarım, yeniden satmak istediğimiz ürünler için ikinci el bir pazar sağlar.

👍 0 👎 0

resilient

dayanıklı
+ esnek, dirençli

"We have to think very seriously about doing more repair to be more resilient as an economy."

Bir ekonomi olarak daha dayanıklı olmak için daha fazla onarım yapmayı çok ciddi düşünmeliyiz.

👍 0 👎 0

tutorial

eğitim
+ öğretici, rehber

"Ifixit.com hosts tens of thousands of repair tutorials."

Ifixit.com on binlerce onarım eğitimi barındırıyor.

👍 0 👎 0

Repair Café

Onarım Kafesi

"That first Repair Café started in 2009 in Denmark."

İlk Onarım Kafesi 2009'da Danimarka'da başladı.

👍 0 👎 0

repairability

onarılabilirlik

"France is requiring manufacturers to rate themselves on their repairability."

Fransa, üreticilerin kendilerini onarılabilirlik açısından derecelendirmelerini istiyor.

👍 0 👎 0

throwaway economy

kullan-at ekonomisi

"This trend towards a throwaway economy is reversing all over the world."

Kullan-at ekonomisine yönelik bu eğilim tüm dünyada tersine dönüyor.

👍 0 👎 0

paywall

ücret duvarı

"They put up a paywall."

Bir ücret duvarı koydular.

👍 0 👎 0

mom and pop business

aile işletmesi
+ küçük aile şirketi

"These mom and pop businesses disappeared or all but disappeared in our communities."

Bu aile işletmeleri topluluklarımızda yok oldu ya da neredeyse yok oldu.

👍 0 👎 0

point of entry

giriş noktası

"Repair is also a point of entry for a lot of our engineers and innovators."

Onarım aynı zamanda mühendislerimiz ve yenilikçilerimiz için bir giriş noktasıdır.

👍 0 👎 0

chip shortage

çip kıtlığı

"We still have a lot of chip shortages, and these are going to be with us for a while."

Hala çok fazla çip kıtlığımız var ve bunlar bir süre daha bizimle olacak.

👍 0 👎 0

repair geek

tamir meraklısı
+ tamir delisi

"I am a repair geek. I grew up fixing things with my dad."

Ben bir tamir meraklısıyım. Babamla bir şeyleri tamir ederek büyüdüm.

👍 0 👎 0

smelting

ergitme
+ izabe

"All the costs of mining and refining and smelting and transportation."

Madencilik, rafine etme, ergitme ve taşımanın tüm maliyetleri.

👍 0 👎 0

ugly truth

çirkin gerçek

"I think we've been ignoring some really ugly truths."

Bence bazı gerçekten çirkin gerçekleri görmezden geliyoruz.

👍 0 👎 0

landfill

çöp sahası
+ çöplük

"Three and a half billion pieces of e-waste that don't belong in our landfills."

Çöp sahalarımıza ait olmayan üç buçuk milyar parça e-atık.

👍 0 👎 0

staggering

şaşırtıcı
+ sarsıcı, akıl almaz

"We come up with a pretty staggering three and a half billion pieces of e-waste."

Oldukça şaşırtıcı olan üç buçuk milyar parça e-atıkla karşılaşıyoruz.

👍 0 👎 0

e-waste

elektronik atık

"If we are going to have any control over our e-waste problem, we have to talk about repair."

E-atık sorunumuz üzerinde herhangi bir kontrole sahip olacaksak, onarım hakkında konuşmalıyız.

👍 0 👎 0

digital divide

dijital uçurum

"It can help solve the digital divide."

Dijital uçurumun çözülmesine yardımcı olabilir.

👍 0 👎 0

old-fashioned

eski kafalı
+ modası geçmiş

"I know this kind of repair probably sounds very old-fashioned."

Bu tür bir tamirin kulağa çok eski kafalı geldiğini biliyorum.

👍 0 👎 0

overheat

aşırı ısınmak

"My laptop was overheating, I thought it might be the fan."

Dizüstü bilgisayarım aşırı ısınıyordu, fan olabileceğini düşündüm.

👍 0 👎 0

bring something back to life

bir şeyi yeniden canlandırmak
+ hayata döndürmek

"We loved the idea and the challenge of bringing things back to life."

Bir şeyleri yeniden canlandırma fikrini ve zorluğunu severdik.

👍 0 👎 0

💬 Bu deste hakkında hızlı yorumlar

Tek tıkla bu içeriğe hızlı bir izlenim bırak. Bir aktif yorumun olur; yenisini seçersen eskisi güncellenir.

Toplam yorum
👍 Olumlu 0 👎 Olumsuz 0 💬 Nötr 0 🎉 Eğlenceli 0
Hızlı yorum bırakmak ister misin? Giriş yap veya ücretsiz hesap aç.

Topluluk yorumları

Henüz yorum yok. Üye olunca sen de yorum bırakabilirsin.
📢 Sponsorlu
Danger.TR

Danger.TR

Maceracı gezginlerin keşif ve paylaşım platformu. Geziler yada Rotalar planla, seninle aynı yere gidenleri gör, deneyimlerini paylaş.

İncele